Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > small size nedir, small size ne demek (small size nnd)

small size nedir, small size ne demek?

small size   US UK

  1. Küçük boy

small   US UK (nedir ne demek)

  1. Ufak, ufacık, küçük, mini mini
  2. Önemsiz
  3. Ahlakça zayıf olan, alçak, soysuz
  4. İnce, hafif
  5. Kuvvetsiz
  6. Adi
  7. Az, cuzi
  8. Ufak şey
  9. Az miktar
  10. Bir şeyin ince yeri
  11. Hafif hafif, yavaşça
  12. Önemsizce
  13. Arka, dar kısım

size   US UK (nedir ne demek)

  1. Siz zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi.
  2. (en) Thin, weak glue used in various trades, as in painting, bookbinding, paper making, etc.
  3. (en) Any viscous substance, as gilder's varnish.
  4. (en) To cover with size; to prepare with size.
  5. (en) Settled quantity or allowance.
  6. (en) See Assize.
  7. (en) An allowance of food and drink from the buttery, aside from the regular dinner at commons; corresponding to battel at Oxford.
  8. (en) Extent of superficies or volume; bulk; bigness; magnitude; as, the size of a tree or of a mast; the size of a ship or of a rock.
  9. (en) Conventional relative measure of dimension, as for shoes, gloves, and other articles made up for sale.
  10. (en) An instrument consisting of a number of perforated gauges fastened together at one end by a rivet, used for ascertaining the size of pearls.
  11. (en) To fix the standard of.
  12. (en) To adjust or arrange according to size or bulk.
  13. (en) To take the height of men, in order to place them in the ranks according to their stature.
  14. (en) To sift, as pieces of ore or metal, in order to separate the finer from the coarser parts.
  15. (en) To swell; to increase the bulk of.
  16. (en) To bring or adjust anything exactly to a required dimension, as by cutting.
  17. (en) To take greater size; to increase in size.
  18. (en) Returns the number of keys in this dictionary.
  19. (en) Returns the number of elements contained within the dictionary.
  20. (en) Chemicals added to paper and board during manufacture to make it less absorbent, so that inks will not bleed, and the image will have better definition Sizing can also be used to strengthen weak papers Rosins, gelatin, starches and synthetic resins are used as sizing agents Sizes used in permanent papers are alkaline.
  21. (en) Determine the number of key-value pairs within the dictionary.
  22. (en) To order food or drink from the buttery; hence, to enter a score, as upon the buttery book.
  23. (en) The property resulting from being one of a series of graduated measurements ; 'he wears a size 13 shoe' the physical magnitude of something ; 'a wolf is about the size of a large dog' a large magnitude; 'he blanched when he saw the size of the bill'; 'the only city of any size in that area' the actual state of affairs; 'that's the size of the situation'; 'she hates me, that's about the size of it' any glutinous material used to fill pores in surfaces or to stiffen fabrics; 'size gives body to a fabric' make to a size; bring to a suitable size sort according to size cover or stiffen or glaze a porous material with size or sizing sized; 'the economy-size package'; 'average-size house'.
  24. (en) The physical magnitude of something ; 'a wolf is about the size of a large dog'.
  25. (en) The property resulting from being one of a series of graduated measurements ; 'he wears a size 13 shoe'.
  26. (en) Any glutinous material used to fill pores in surfaces or to stiffen fabrics; 'size gives body to a fabric'.
  27. (en) The actual state of affairs; 'that's the size of the situation'; 'she hates me, that's about the size of it'.
  28. (en) Large magnitude; 'he blanched when he saw the size of the bill'; 'the only city of any size in that area'.
  29. (en) Cover or stiffen or glaze a porous material with size or sizing.
  30. (en) Sort according to size.
  31. (en) Make to a size; bring to a suitable size.
  32. (en) Sized; 'the economy-size package'; 'average-size house'.
  33. (en) Size' usually means the number of cells.
  34. (en) Returns the number of elements in the collection.
  35. (en) 6MB Rating:.
  36. (en) For an array, the total number of elements.
  37. (en) 5-character field which may be used to identify the size of the garment in each bundle A bundle may optionally include a single size or multiple sizes up to 5 However, most Satelite functions do not recognize multi-size bundles.
  38. (en) 8MB Rating:.
  39. (en) In glassworking, the name applied to several glutinous materials, such as glue and resin, used to affix color or gold leaf.
  40. (en) The number of 100 share blocks available at the bid or ask.
  41. (en) The number of comparators a comparison network contains Depends on the number of inputs and outputs.
  42. (en) Sealer once used to prepare the wall before paper was applied For the most part, acrylic wallpaper primers have replaced size.
  43. (en) 107 1KB Rating:.
  44. Büyüklüğüne göre ayırmak, çirişlemek, tutkallamak, sertleştirmek (şapka)
  45. Büyüklük, hacim, cesamet
  46. Beden (elbise), numara (ayakkabı)
  47. Dili
  48. Ahar
  49. Haşıl
  50. Aharlamak (kâğıt)
  51. Haşıllamak (kumaş)
  52. (badanadan önce) tutkallamak

küçük boy (nedir ne demek)

  1. (en) Pocket size, pocket sized, small sized, small size.

küçük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, büyük karşıtı
    Örnek: Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm. M. Ş. Esendal
  2. Yaşı daha az olan
  3. Niceliği az olan
  4. Niteliği aşağı olan, bayağı.
  5. Geri aşamada.
  6. Değersiz, önemsiz
  7. Büyümesini, gelişmesini henüz tamamlamış olan
  8. Kısık, parlak olmayan(ses)
  9. (en) Small.
  10. (en) Compact.
  11. (en) Fine.
  12. (en) Scrubby.
  13. (en) Skimpy.
  14. (en) İnsignificant.
  15. (en) Small-minded.
  16. (en) Low-ranking.
  17. (en) Miniature.
  18. (en) Small scale.
  19. (en) Little.
  20. (en) Minor.
  21. (en) Mini.
  22. (en) Petty.
  23. (en) Petit.
  24. (en) Slight.
  25. (en) Younger.
  26. (en) Young.
  27. (en) Baby.
  28. (en) Junior.
  29. (en) Bantam.
  30. (en) Fiddling.
  31. (en) Not healthy.
  32. (en) İnconsiderable.
  33. (en) Minuscule.
  34. (en) Niggardly.
  35. (en) One-horse.
  36. (en) Paltry.
  37. (en) Peanut.
  38. (en) Piccolo.
  39. (en) Piddling.
  40. (en) Poky.
  41. (en) Remote.
  42. (en) Snug.
  43. (en) Tiddly.
  44. (en) Trifling.
  45. (en) Trivial.
  46. (en) Undersiz.
  47. (en) Child.

boy   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık
    Örnek: Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi. Ö. Seyfettin
  2. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı.
  3. Uzunluk.
  4. Yol, ırmak, deniz kıyısı
    Örnek: Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. F. R. Atay
  5. Kumaş için ölçü.
  6. Uzaklık
    Örnek: Günde üç boy şehrin öbür ucuna gider, gelir. H. Taner
  7. Destan
    Örnek: Boy boyladı, soy soyladı. Dede Korkut
  8. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan
    Örnek: Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar. O. S. Orhon
  9. Herhangi bir filmin, iki kenarı arasında kalan uzunlukla yani eniyle belirtilen büyüklüğü. (Belli başlı filmboyları şunlardır: 8 mm, büyük 8, 9,5 mm, 16 mm, 35 mm, 70 mm. Film alıcı ve göstericileri de buboylara göre belirlenir). TV
  10. Bir televizyon almacının, görüntülüğünün köşegen uzunluğuyla belirtilen büyüklüğü. (Bugüne değin ölçün bir televizyonboyu belirlenmemiştir. Çeşitli ülkelerde, genellikle en küçükten en büyüğe doğru sıralanan başlıcaboylar (köşegen uzunlukları) şöyledir: 7,5 cm, 13 cm, 28 cm, 32 cm, 36 cm, 41 cm, 43 cm, 44 cm, 48 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm, 63 cm, 65 cm. Buboylar, genellikle, cep televizyonu, el televizyonu, taşınabilir televizyon, salon televizyonu olarak kümelendirilir. En çok kullanılanboylar 44 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm'dir).
  11. Bir aşiretin kollarından her biri.
  12. Bk. yükseklik
  13. (en) Size, gauge, width, film size (gauge, format, dimension), raw stock dimension, format,.
  14. (en) Screen size, size of the picture screen.
  15. (en) Stature.
  16. (en) In various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race.
  17. (en) Male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son.
  18. (en) To act as a boy; in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage.
  19. (en) Height.
  20. (en) Edge.
  21. (en) Bank.
  22. (en) Magnitude.
  23. (en) Size.
  24. (en) Tribe.
  25. (en) Figure.
  26. (en) Length.
  27. (en) Clan.
  28. (en) Extent.
  29. (en) Offensive term for Black man; 'get out of my way, boy' a friendly informal reference to a grown man; 'he likes to play golf with the boys'.
  30. (al) Format, Filmformat, Kinoformat,
  31. (al) Bildschirmformat, Schirmbreite, Schirmgrösse
  32. Erkek çocuk, oğlan
  33. Delikanlı
  34. Aşağ
  35. Oğlan, erkek (genç), delikanlı, erkek çocuk, oğul, erkek hizmetli

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010