slowwitted ne demek?
- Güç anlayan.
güç
- Ağır ve yorucu emekle yapılan, müşkül.
- Yapılması zor, çetin, kolay karşıtı
- Zorlukla
- Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet.
- Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat.
- Sınırsız, mutlak nitelik.
- Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik.
- Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği.
- Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet.
- Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
slowworm
- Köryılan.
- Köryılan
slow
- Yavaşlamak, yavaşlatmak
- Yavaş, ağır, bati
- Ağır yürür, yavaş gider
- Geri kalmış
- Güç anlayan
- Can sıkıcı, bıktırıcı
- Hızlı koşmaya elverişli olmayan (koşu yolu)
- Yavaş yavaş, ağır ağır
- , (sık sık up veya down ile) hızını eksiltmek, yavaşlatmak
- Ağırlaşmak, yavaşlamak, gecikmek
