Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sirayet etmek nedir, sirayet etmek ne demek (sirayet etmek nnd)

sirayet etmek nedir, sirayet etmek ne demek?

sirayet etmek

  1. Hastalık geçmek, bulaşmak
    Örnek: Yazın korkunç sıtması, gökyüzüne ve gökyüzünün yıldızlarına kadar sirayet eden bu küçük kasabayı terke hazırlanıyordu. S. F. Abasıyanık
  2. Yayılmak, dağılmak
    Örnek: Bu dedikodular bizim eve bile sirayet etti. A. Gündüz
  3. (en) To spread.

sirayet (nedir ne demek)

  1. Hastalık başkalarına geçme, bulaşma
    Örnek: Yapılan muayene neticesinde, hastalığın kimseye sirayetine meydan verilmeyecektir. S. F. Abasıyanık
  2. Yayılma, dağılma
  3. (en) Contagion.
  4. (en) İnfection.
  5. (en) Spread of sth from one person to another.
  6. (en) Extension.
  7. (en) Taint.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

hastalık (nedir ne demek)

  1. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı
    Örnek: Hastalıktan, doktordan oldum bittim korkarım. H. Taner
  2. Ruh sağlığının bozulması durumu.
  3. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.
  4. Aşırı düşkünlük, tutku.
  5. Sayrılık
  6. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga.
  7. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu.
  8. (en) Sickness.
  9. (en) Disease.
  10. (en) İllness.
  11. (en) Complaint.
  12. (en) Disorder.
  13. (en) Fetish.
  14. (en) İll health.
  15. (en) Addiction.
  16. (en) Disease, ailment.
  17. (en) Affection.
  18. (en) Ailment.
  19. (en) Bad blood.
  20. (en) Distemper.
  21. (en) İnfirmity.
  22. (en) İnvalidism.
  23. (en) İnvalidity.
  24. (en) Malady.
  25. (en) Patho-.
  26. (en) İnfection.
  27. (en) Mania.
  28. (en) Passion.
  29. (en) Trouble.

geçmek (nedir ne demek)

  1. Bir yerden başka bir yere gitmek
    Örnek: Elindeki kitabı bırakıp bulundukları odaya geçtim. T. Buğra
  2. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak.
  3. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
  4. Bir duruma uğramak, konu olmak.
    Örnek: Limanlarımızda kabotaj hakkı tamamıyla Türklere geçmiştir. E. İ. Benice
  5. Bırakmak, vazgeçmek.
  6. Yaşamak.
  7. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak
    Örnek: Hakkın var... Ne çare ki bizden geçti, diye söyleniyor. R. N. Güntekin
  8. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek
    Örnek: Bu odanın içinde geçen aşk anları artık çok uzaklardaydı. A. İlhan
  9. Bk. göstermek
  10. (en) Pass beyond.
  11. (en) Pass by.
  12. (en) Pass away.
  13. (en) Go by.
  14. (en) Expire.
  15. (en) Convert.
  16. (en) Eclipse.
  17. (en) Excel.
  18. (en) İntervene.
  19. (en) Omit.
  20. (en) Outdo.
  21. (en) Migrate.
  22. (en) To pass.
  23. (en) To pass over.
  24. (en) Pass into.
  25. (en) Adjourn.
  26. (en) Track.
  27. (en) Transmigrate.
  28. (en) Ride.
  29. (en) Pass.
  30. (en) Exceed.
  31. (en) Elapse.
  32. (en) Cross.
  33. (en) Surpass.
  34. (en) Leave behind.
  35. (en) Outrun.
  36. (en) Outdistance.
  37. (en) Beat.
  38. (en) Better.
  39. (en) Best.
  40. (en) Outgrow.
  41. (en) Fit in.
  42. (en) Clear.
  43. (en) Be over.
  44. (en) Be valid.
  45. (en) Be current.
  46. (en) Be transmitted.
  47. (en) Abate.
  48. (en) Catch.
  49. (en) Change to.
  50. (en) Come.
  51. (en) Outstrip.
  52. (en) Skip.
  53. (en) Transcend.
  54. (en) Wade.
  55. (en) To cross.
  56. (en) To traverse.
  57. (en) To go through.
  58. (en) To pass by.
  59. (en) To go over.
  60. (en) To cross over.
  61. (en) To outgo.
  62. (en) To surpass.
  63. (en) To percolate.
  64. (en) To skip.
  65. (en) To shunt.
  66. (en) To overreach.
  67. (en) To transfer.
  68. (en) To permeate.
  69. (en) To mesh.
  70. (en) To blow.
  71. (en) To adapt.
  72. (en) To outstrip.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.016