|
siper
-
Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer.
-
Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda
Örnek:
Pencereden güneş yahut rüzgâr gelirse şu siper köşeye kaçacak. R. H. Karay
-
Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılan çıkıntı, siperlik
Örnek:
Sabahtan beri çektiği şaraplarla epeyce başı dönen meşhur kumandan tolgasının siperini geri itti. Ö. Seyfettin
-
Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek
Örnek:
Ateş yağmuru ikinci kat siperleri geçti. A. Gündüz
-
Kuytu, korunulabilen.
-
Bk. dayanak
-
Korunulacak, saklanılacak yer.
-
Kuytu yer.
-
Savaşta askerlerin girdiği, hedef olmadan ateş etmek için kazılan hendek.
-
earthwork.
-
Shield. shelter. trench. foxhole. bulwark. battlements. peak. protection. guard. screen. rampart.
-
Fender. guard plate. shield. splashboard. trench. visor. bill. sheltered / protected place. screen. rampart. guard. protected. weathering. curtain. shrouding. faceplate. life guard. apron. dugout. baffle. baffling. splasher. arrester. protection. parapet.
-
Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet.
-
Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.
-
Destek, dayanak noktası
Örnek:
Söylenenleri destekliyor, onlara dayanak oluyordu. T. Buğra
-
Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel.
-
Altta bulunan; temel. Niteliklerin taşıyıcısı; kendisine bir şey yüklenilen şey, töz. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların (görüngülerin) arkasında ya da altında bulunması gereken şey.
-
Ağaçişleri makinelerinde, işlenen parçayı gerekli konumda ve yönde ilerletmeye yarayan aygıt.
-
Support. prop. rest. base. abutment. anchorage. fulcrum. ground. hinge. mount. pivot. shore.
-
Keynote. rest. shore. support. base. basis. substratum.
-
Support. base. basis. baseline. bracing. resource. rest.
-
substratum
-
Substrat
-
Anschlaglineal
-
Substrat
-
subtsratum
-
Arkada kalanlarla ilgilenmeden bir yerden hızlıca ayrılmak: O kadar korktular, o kadar pıstılar ki arkalarına bile bakmadan kaçmaya başladılar. -İ. O. Anar.
altına(nedir ne demek)
-
Under. underneath. beneath. down. down below. down there. sub. underneath.
-
Beneath. under. underneath.
-
Under. underneath.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|