|
sight read
-
Bakarak çalmak, bakarak söylemek
-
görme
-
Gözlem, müşahede
-
muayene
-
Görüş kuvveti
-
Görülen şey, manzara
-
Görülecek şey
-
Göz erimi
-
İnceleme fırsatı
-
fikir
-
nişangah
-
leh
-
görmek
-
Bakıp keşfetmek
-
Nişan almak
-
Nişangâhım ayarlamak
-
gözlemek
-
Belirli bir yere dikkatle bakmak.
-
Görmek, gözlemlemek, gözlemek, bakmak, nişan almak, hedeflemek, ibraz etmek (çek vb.)
-
Okumuş, bilgili
-
Okumak, kıraat etmek
-
Anlamak, yorumlamak, tefsir etmek
-
Çıkarmak, mana vermek
-
Göstermek, kaydetmek
-
(metinde) yazılı olmak
-
Okuyup öğrenmek
-
okunmak
-
okuma
-
Okuma süresi
-
Okumak, anlamına gelmek, okunmak; çözmek, sökmek; yorumlamak, anlamak; okuluna gitmek, eğitimini görmek;
-
Sight read
-
Göre.
-
At sight.
-
Compared to/with. by comparison with. in comparison with.
çalmak(nedir ne demek)
-
Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak
Örnek:
İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı. F. R. Atay
-
Vurarak veya sürterek ses çıkartmak
Örnek:
Bir yandan mızıka istiklal havasını çalıyordu. R. E. Ünaydın
-
Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak
Örnek:
Fevkalade zekidir; iyi dans eder, piyano çalar, tenis oynar, ata biner, avcıdır, kayakçıdır. R. H. Karay
-
Ses çıkarmak, ses vermek
Örnek:
Hafif hafif ıslıklar çalan sesi eski keskinliğini kaybetmiştir. R. N. Güntekin
-
Atmak, çarpmak, vurmak.
-
Yoğurt yapmak için sütü mayalamak, katıp karıştırmak
Örnek:
Ana, inek sağar; yoğurt çalar, yayık vurur. T. Buğra
-
Üzerine sürmek.
-
Bozmak, zarar vermek
Örnek:
Acı patlıcanı kırağı çalmaz. Atasözü
-
Steal. blow. lift. walk away with. bag. thieve. knock off. knock. abstract. adopt. cop. crib. defalcate. filch. grind. grind out. heist. hijack. hoist. hook. hoot. incline. jangle. jingle. knelt. mooch. nick. nobble. make off with. pilfer. pinch. plu.
-
Appropriate. embezzle. execute. filch. ring. rob. slap. steal. strike. swipe. thieve. to steal. to run away with sth. to rip sth off. to knock sth off. to strike. to ring. to sound. to chime. to peal. to play. to execute. to knock. to blow. to border on. to verge on. to smear. to spread. to add. to mix into.
-
To steal. to hit. to add. to mix in. to make. to spread. to play. to taste of. to tend to resemble. abstract. blow. crib. filch. finger. hook. lift. nail. nick. pick. pilfer. pinch. to commit plagiarism. prig. purloin. rap.
-
chime
-
peal
-
beat
-
rustle
-
rap
-
Play, render, finger
-
Verge on, verge into, verge
-
strike
-
Beat out
-
twang
-
tend
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|