Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > side with nedir, side with ne demek (side with nnd)

side with nedir, side with ne demek?

side with   US UK

  1. Tarafını tutmak, aynı tarafta olmak

Türetilmiş Kelimeler (bis)

side, side 1, side 2, side band, side brake, aside, siderit, sideroz, backside, bedside

side   US UK (nedir ne demek)

  1. With ile taraf tutmak, desteklemek.
  2. Yan
  3. Taraf
  4. Kenar
  5. Cihet
  6. Etek (dağ)
  7. Taraftarlar, fırka
  8. Kenar, yan, yan taraf
  9. İng., yüksekten atıp tutma
  10. Bilardoda bilyeye vurmak suretiyle hasıl olan dönerek gitme kuvveti
  11. Yan, yanda veya yandan olan
  12. İkincil, ikinci derecede olan

si   US UK (nedir ne demek)

  1. Gam dizisinde la ile do arasındaki ses.
  2. Bu sesi gösteren nota işareti.
  3. Silisyum elementinin simgesi.
  4. Silisyumun simgesi.
  5. (en) Syllable applied, in solmization, to the note B; more recently, to the seventh tone of any major diatonic scale.
  6. (en) It was added to Guido's scale by Le Maire about the end of the 17th century.
  7. (en) International System of Units.
  8. (en) Systeme International The international system of unit measurement.
  9. (en) The International System of Units, which is based on seven fundamental quantities: the meter , kilogram , second , kelvin , ampere , mole , and candela.
  10. (en) The International symbol for the metric unit used by the United States.
  11. (en) Statutory Instruments.
  12. (en) This system is Canada's official system of measurement The metre and the Hertz are among the units used in this system.
  13. (en) Systems Integrator.
  14. (en) Abbreviation for silicon Generally used in detectors Good for short wavelengths only.
  15. (en) Science Instrument.
  16. (en) Honda abbreviation for Sport Induction Si models are the top of the line cars.
  17. (en) Complete metric system of units of measurement for scientists; fundamental quantities are length and mass and time and electric current and temperature and amount of matter and luminous intensity ; 'Today the United States is the only country in the world not totally committed to the Systeme International d'Unites'.
  18. (en) Tetravalent nonmetallic element; next to oxygen it is the most abundant element in the earth's crust; occurs in clay and feldspar and granite and quartz and sand; used as a semiconductor in transistors.
  19. (en) The syllable naming the seventh note of any musical scale in solmization.
  20. (en) The international abbreviation for the International System of Units or metric system.
  21. (en) Abbreviation for International System of Units.
  22. (en) Acronym for System Internationale , the metric measurement system For technical drawings using the SI units, the millimeter , meter , and the kilometer are the most common units of measure The international organization that established the metric standard is the International Standards Organization.
  23. (en) Abbreviation for Standard International The name given to the standard metric system of units.
  24. Si notası, gamın yedinci notası (bu notaya ti de denilir).
  25. Si

with   US UK (nedir ne demek)

  1. İle
  2. -den
  3. -e
  4. -e rağmen
  5. İle beraber, ile birlikte
  6. Karşı
  7. Geri.
  8. İle, birlikte, beraber, li

tarafını tutmak (nedir ne demek)

  1. (en) Be on smb.'s side, stand by smb.'s side, side with, stick up for, make common cause with, stand for, sympathize, take smb.'s part.

tutmak (nedir ne demek)

  1. Elde bulundurmak, ele almak
    Örnek: Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu. Ö. Seyfettin
  2. Ele geçirmek, yakalamak
    Örnek: Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı. Ö. Seyfettin
  3. Avlamak
    Örnek: Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz. R. H. Karay
  4. Yanında bulundurmak, alıkoymak.
  5. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek
    Örnek: Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir. S. F. Abasıyanık
  6. Kaplamak
    Örnek: Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir. T. Buğra
  7. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak
    Örnek: Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları. S. F. Abasıyanık
  8. Denetimi ve yetkisi altına almak.
  9. (en) Anchor.
  10. (en) Bite.
  11. (en) Bridle.
  12. (en) Capture.
  13. (en) Contain.
  14. (en) Curb.
  15. (en) Detain.
  16. (en) Apprehend.
  17. (en) To come to.
  18. (en) To take hold of.
  19. (en) To grip.
  20. (en) To grab.
  21. (en) To hold back.
  22. (en) To restrain.
  23. (en) To nab.
  24. (en) To arrest sb.
  25. (en) To capture.
  26. (en) To occupy (a position.
  27. (en) Hold.
  28. (en) Play, play on.
  29. (en) Guard.
  30. (en) Remand.
  31. (en) Bate.
  32. (en) Be.
  33. (en) Redeem.
  34. (en) Total, tot up.
  35. (en) Hold up.
  36. (en) Get hold of.
  37. (en) Seize.
  38. (en) Catch.
  39. (en) Keep.
  40. (en) Take.
  41. (en) Favor.
  42. (en) Favour.
  43. (en) Support.
  44. (en) Stick to.
  45. (en) Affect.
  46. (en) Abide by.
  47. (en) Add up to.
  48. (en) Bespeak.
  49. (en) Bind.
  50. (en) Book.
  51. (en) Charter.
  52. (en) Check.
  53. (en) Choke.
  54. (en) Choke back.
  55. (en) Choke down.
  56. (en) Choke off.
  57. (en) Claw hold of.
  58. (en) Clench.
  59. (en) Clutch.
  60. (en) Cohere.
  61. (en) Come to.
  62. (en) Grasp.
  63. (en) Hire.
  64. (en) İnhibit.
  65. (en) Repress.
  66. (en) Restrain.
  67. (en) Retain.
  68. (en) Stifle.
  69. (en) To hold.
  70. (en) To stop.
  71. (en) To detain.
  72. (en) To catch.
  73. (en) To seize.
  74. (en) To keep.
  75. (en) To cover.
  76. (en) To take.
  77. (en) To take up.
  78. (en) To occupy.
  79. (en) To hold with sth.
  80. (en) To agree with.
  81. (en) To approve of.
  82. (en) To employ.
  83. (en) To engage.
  84. (en) To keep sb on.
  85. (en) To hire.
  86. (en) To rent.
  87. (en) To make sick.
  88. (en) To amount to.
  89. (en) To total.
  90. (en) To add up to.
  91. (en) Marke etmek.
  92. (en) To retain.
  93. (en) To detain sb.
  94. (en) To keep sb / sth.
  95. (en) To maintain sth at a certain level.
  96. (en) To take up (so.

aynı (nedir ne demek)

  1. Başkası değil, yine o.
  2. Değişmeyen, aralarında ayrım olmayan
    Örnek: Yirmi sene hep aynı renkler içinde dönüp dolaştık. B. R. Eyuboğlu
  3. Ayırt edilemeyecek kadar benzeri, özdeşi, tıpkısı.
  4. Bk. özdeş
  5. (en) İdentical.
  6. (en) Alike.
  7. (en) İdentic.
  8. (en) Even.
  9. (en) İmage.
  10. (en) True.
  11. (en) Parallel.
  12. (en) Self-same.
  13. (en) Same.
  14. (en) Equal.
  15. (en) İn rem.
  16. (en) Like.
  17. (en) Look-alike.
  18. (en) Self.
  19. (en) Selfsame.
  20. (en) Uniform.
  21. (en) Very.
  22. (en) The same.
  23. (en) Of a piece.
  24. (en) To a hair.
  25. (en) İdem.
  26. (en) All of a piece.
  27. (en) Similarly.
  28. (en) As much as.
  29. (en) No change.
  30. (en) Facsimile.
  31. (en) Homo-.
  32. (en) Homeo-.
  33. (en) Homoeo-.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011