|
show ability
-
Kendini göstermek, yapabileceğini göstermek
-
Eski veya shew göstermek, arzetmek, göz önüne koymak
-
İhsan etmek
-
İzhar etmek, meydana çıkarmak
-
İçeriye götürmek
-
Anlatmak, ispat etmek
-
söylemek
-
öğretmek
-
Görünmek, gözükmek, kendini göstermek
-
Yarışmaya katılmak
-
Yarışta üçüncü gelmek
-
Gösteriş, görünüş, temaşa
-
Temsil, sergi
-
Gösteri, numayiş
-
taklit
-
Saltanat, debdebe, azamet
-
Yarışta üçüncü yer
-
belirti
-
Dili fırsat, şans
-
Dışa vurmak, göstermek, sergilemek, meydana çıkarmak, belirtmek, belli etmek, görünmek, ibraz etmek, belli olmak, gösterimde olmak, kendini göstermek, gösterilmek; renk vermek; sahnelemek; kanıtlamak, açıklamak delalet etmek, öğretmek
-
İktidar, yetenek, kabiliyet
-
Marifet, hüner
-
Dirayet, zekâ
-
Huk ehliyet, kudret abilities (i) kabiliyetler
-
Hassalar, melekeler.
-
Yetenek, kabiliyet, beceri; güç, iktidar; yeterlik
-
Beğenilecek niteliklerini ortaya koymak.
-
Come into one's own
-
Oneself. himself. herself. itself.
-
yourself.
-
İtself. pass off. thyself.
kendin(nedir ne demek)
-
By yourself
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|