Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > seyirci nedir, seyirci ne demek, seyirciin anlamı, ingilizcesi (seyirci nnd)

seyirci nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






seyirci

  1. Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici.
  2. İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici
    Örnek: Seyircilerin şakalarına tahammül edemedim, tiyatrodan çıktım. H. Taner
  3. Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi.
  4. Bk. izleyici
  5. (en) Audience. viewer. televiewer. spectator. onlooker. looker-on. bystander. beholder. public. televisor.
  6. (en) Bystander. onlooker. spectator. viewer. member of the audience.
  7. (en) Onlooker. spectator. viewer. kibitz. looker on. member of the audience.
  8. (en) Audience, spectator
  9. (fr) spectateur

izleyici (nedir ne demek)

  1. İzleme işini yapan kimse
    Örnek: Sürekli bir televizyon izleyicisidir. H. Taner
  2. İşımetikin bir özdeğin bir tepkileşim boyunca yerdeğişimini ya da bir canlıdaki yolunu izlemek için kullanalan özel ışımetkinlik algıcı.
  3. İşımetikin bir özdeğin bir tepkileşim boyunca yerdeğişimini ya da bir canlıdaki yolunu izlemek için kullanalan özel ışımetkinlik algıcı.
  4. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse
  5. Televizyon yayınını izleyen kimse.
  6. Bk. denetlik
  7. (en) Spectator, patron, ci-nemagoer, filmgoer, (ABD) moviegoer,
  8. (en) Audience. viewer. televiewer. hanger-on. observer. onlooker. spectator.
  9. (en) Spectator. viewer. spectator seyirci. onlooker seyirci. tracer.
  10. (en) Spectator. viewer. follower. following.
  11. (en) tracer
  12. (en) Viewer, televiewer
  13. (al) Zuschauer, Besucher, Kinobesucher, Filmheaterbesucher, Kinopublikum,
  14. (al) Vorzeichner, Anreisser
  15. (al) Zusachauer, Fernsehzuschauer, Fernseher, Seher (a.)
  16. (fr) spectateu(-trice),
  17. (fr) téléspectateu(-trice)
  18. (fr) traceur

olay (nedir ne demek)

  1. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka
    Örnek: O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla. N. Cumalı
  2. Önemli tarihsel olgu, fenomen.
  3. 1- Bilim konusu olarak gözleme açık her türlü olgu ya da koşul. 2- Deneme sonucu sezilen ya da bilinen ilk özdek, nesne, 3- Doğa olgusu.
  4. (en) Event. happening. fact. circumstance. incident. affair. case. episode. experience. instance. occurrence. scene.
  5. (en) Business. case. episode. event. experience. fact. happening. incident. occurrence. phenomenon. scene. thing.
  6. (en) Palm leaves, prepared for being written upon with a style pointed with steel.
  7. (en) Act. case. event. incident. occurrence. phenomenon. unusual event. action. affair. appearance. batch. casus. circumstance. episode. fact. happening. hardy annual.
  8. (en) phenomenon

gören (nedir ne demek)

  1. Görmek eylemini yapan.
  2. (en) [Charles Goren] n. saucy little miss, saucy young girl

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük