|
ses yönetmeni
-
Radyo ve televizyonda ses düzenini sağlamakla görevli kimse, tonmayster.
-
Seslendirme ile ilgili çalışmaları yöneten uzman.
-
Ses alıcısını çalıştıran, sesin film üzerine saptanması işini yöneten kimse.
-
Sound cameraman (operator, man, recordist, supervisor, camera operator), recordman, recordist, monitor man, (ABD) knob twister (a.)
-
Sound director
-
Tonassistent, Tontechniker, erster Tonassistent
-
Opérateur du son, chef assistant du son, "recorder", "recordman"
-
Chef préparateur du son
-
Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün
Örnek:
Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
-
Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda yaptığı titreşim
Örnek:
Boğukluğu benim kulağıma da ürkütücü gelen bir sesle sordum. R. H. Karay
-
Duygu ve düşünce
Örnek:
Gençliğin sesini duyuran başka bir dergide ... Y. Z. Ortaç
-
Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki.
-
Aralarında uyum bulunan titreşimler.
-
(Derleme.. fonem,ses unsuru,seslik, ün) Kulağın duyabildiği titreşim.
-
İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi.
-
Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu.
-
sound
-
Sound. sonic. phonic. audio. vocal. acoustic. sound. voice. noise. tone. cry. call. shout. clatter. sonance. vocal. vox. phono-. sono-.
-
Noise. sound. tone. voice. cry. note.
-
Audio. sound. voice. tone. noise. audiovisual aids. blur. clatter. cry. murmur.
-
Senior Executive Service. means the Senior Executive Service.
-
Senior Executive Service.
-
Spongiform encephalopathy.
-
Severely Errored Seconds: A unit used to specify the error performance of T carrier systems This indicates a second containing ten or more errors, usually expressed as SES per hour, day, or week This method gives a better indication of the distribution of bit errors than a simple Bit Error Rate Refer also to EFS See also Source End Station.
-
Student Employment Services.
-
Severely Errored Second. abbr Service Evaluation System.
-
Scsi Enclosure Services are an ANSI X3 T10 standard for temperature and power monitoring of disk enclosures for enhanced data protection.
-
Shelf Edge Study Part of LOIS project.
-
Sports Education Service of the Australian Sports Commission. A second that has an equivalent error ratio greater than 1-in-1,000 In SF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, six or more framing bit errors, or 1,544 or more BPVs In ESF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, 320 or more CRC-6 errors, or 1,544 or more BPVs On unframed circuits, a circuit with one or more LOSs, or 1,544 or more BPVs.
-
Secondary Emissions Standard. severely errored seconds Seconds during which the bit error ratio is greater than a specified limit and transmission performance is significantly degraded A performance monitoring parameter is measured on a per-channel basis.
-
Sound, phonem
-
speech
-
Ton, Klang, Laut, Schall
-
Schall
-
son
-
Phoneme, son
-
Selenyum'Un simgesi.
-
Sindirilebilir enerji.
-
[SE (System Engineer) ] n. compass direction located halfway between south and east
-
Digestible energy
-
Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse, müdür, direktör.
-
Tiyatro ve sinema oyunlarında oyuncuların rollerini dağıtıp oyunu düzenleyen, metin, yorum, dekor, müzik vb. ögeler arasında birlik sağlamaya çalışan kimse, rejisör.
-
(Dar anlamda) Bir çevirim oyunluğunun görüntü biçimine sokulması için gerekli çalışmaları yöneten kimse
-
(Geniş anlamda) Bir filmin gerçekleştirilmesi için, oyunluk yazarı, görüntüyönetmeni, sanatyönetmeni, uygulanmanlar, oyuncular arasında işbirliği sağlayan, bunların çalışmalarını uyumlu biçimde yöneten, filmin bir sanat ürünü niteliği kazanmasından sorumlu olan sanatçı, sinema sanatçısı. TV
-
Bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini, yapımcı gözetiminde ya da tek başına üstlenen kimse.
-
Bk. yönetici
-
Resmî ya da özel bir okulun, bir eğitim kurumunun, Millî Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra örgütünde bir yönetim biriminin yönetiminden sorumlu olan kimse.
-
1-2. director, film director, 3. director (of television, of programmes, of television programmes), television director, programme (ABD: program) director
-
Director. manager. producer.
-
Manager. administrator. director.
-
1-2. Regisseur, Filmregisseur, Realisator, Spielleiter, 3. Regisseur, Fernsehregisseur, Bildregisseur, Fermehdirek-tor, Fernsehprogrammdirektor, Programmdirektor, stelve trender Fernsehdirektor
-
Yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci, menajer
Örnek:
Yönetici ya bir kral, padişah, sultan veya seçimle gelen parlamentodur. C. Bayar
-
Bir spor dalında takımların hazırlanması, oyuncunun bakımı, çalışma yerinin sağlanması, yapılacak karşılaşmaların planlanması vb. işlerle ilgilenen kimse.
-
Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili.
-
Bk. yönetmen
-
Administrator. boss. controller. director. executive. governor. head. headman. intendant. manager. overseer. ruler. supervisor.
-
Administrator. chairman. director. executive. governor. helm. helmsman. manager. master. principal. ruler. superintendent. administration.
-
Administrator. manager. corporate fiduciary. director. governer. dominant leader. manciple. officer. administrative officer. ministerial officer. overseer. ruler. superintendent.
-
Acting manager, administrative director, general manager
-
manager
-
Directeur administratif
-
Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi.
-
Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş.
-
Bu istasyonun yayınlarını alan araç
Örnek:
Kasabanın matemine hürmet olarak bu akşam radyo susturulmuştu. R. N. Güntekin
-
Elektriksel imleri, telsiz olarak yaymak amacıyla elektromıknatıs ışınımdan yararlanma.
-
Radio (broadcasting), broadcasting
-
radio.
-
Radio. tuner. wireless.
-
Radio. wireless set. above- the-line-advertising. advertising medium. audience. console. continuity. broadcasting corporation. cut in. jingle. theme advertising.
-
Funk, Rundfunk, Radio
-
Radiodiffusion (sonore, visuelle), télégraphie sans fil, TSF, radio
televizyon(nedir ne demek)
-
Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.
-
Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç.
-
T.V. television. tv. boob tube. box. gogglebox. telly. the tube.
-
Tele. television. telly. the box.
-
Television. above- the-line-advertising. advertising medium. communication media. console. gross rating point. high- involvement product. telly. theme advertising. tube.
-
television
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|