Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ses bilimi nedir, ses bilimi ne demek (ses bilimi nnd)

ses bilimi nedir, ses bilimi ne demek?

ses bilimi

  1. Sözlü dilde, anlam ayrımı oluşturan yakın ses birimlerini, dil yapısı bakımından inceleyen dil bilimi kolu, fonoloji.
  2. (en) Acoustics.
  3. (en) Phonetics.

ses (nedir ne demek)

  1. Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün
    Örnek: Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
  2. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda yaptığı titreşim
    Örnek: Boğukluğu benim kulağıma da ürkütücü gelen bir sesle sordum. R. H. Karay
  3. Duygu ve düşünce
    Örnek: Gençliğin sesini duyuran başka bir dergide ... Y. Z. Ortaç
  4. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki.
  5. Aralarında uyum bulunan titreşimler.
  6. (Derleme.. fonem,ses unsuru,seslik, ün) Kulağın duyabildiği titreşim.
  7. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi.
  8. Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu.
  9. (en) Senior Executive Service.
  10. (en) Spongiform encephalopathy.
  11. (en) Severely Errored Seconds: A unit used to specify the error performance of T carrier systems This indicates a second containing ten or more errors, usually expressed as SES per hour, day, or week This method gives a better indication of the distribution of bit errors than a simple Bit Error Rate Refer also to EFS See also Source End Station.
  12. (en) Student Employment Services.
  13. (en) Scsi Enclosure Services are an ANSI X3 T10 standard for temperature and power monitoring of disk enclosures for enhanced data protection.
  14. (en) Shelf Edge Study Part of LOIS project.
  15. (en) Sound, phonem.
  16. (en) Speech.
  17. (en) Sound.
  18. (en) Sonic.
  19. (en) Phonic.
  20. (en) Audio.
  21. (en) Vocal.
  22. (en) Acoustic.
  23. (en) Voice.
  24. (en) Noise.
  25. (en) Tone.
  26. (en) Call.
  27. (en) Shout.
  28. (en) Clatter.
  29. (en) Sonance.
  30. (en) Phono-.
  31. (en) Sono-.
  32. (en) Note.
  33. (en) Audiovisual aids.
  34. (en) Blur.
  35. (en) Murmur.
  36. (en) Means the Senior Executive Service.
  37. (en) Severely Errored Second.
  38. (en) Abbr Service Evaluation System.
  39. (en) Sports Education Service of the Australian Sports Commission.
  40. (en) Second that has an equivalent error ratio greater than 1-in-1,000 In SF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, six or more framing bit errors, or 1,544 or more BPVs In ESF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, 320 or more CRC-6 errors, or 1,544 or more BPVs On unframed circuits, a circuit with one or more LOSs, or 1,544 or more BPVs.
  41. (en) Secondary Emissions Standard.
  42. (en) Severely errored seconds Seconds during which the bit error ratio is greater than a specified limit and transmission performance is significantly degraded A performance monitoring parameter is measured on a per-channel basis.
  43. (al) Ton, Klang, Laut, Schall
  44. (al) Schall
  45. (fr) Son
  46. (fr) Phoneme, son

se (nedir ne demek)

  1. Selenyum'un simgesi.
  2. Sindirilebilir enerji.
  3. (en) [SE (System Engineer) ] compass direction located halfway between south and east.
  4. (en) Digestible energy.

bilim (nedir ne demek)

  1. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim
    Örnek: Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır. H. E. Adıvar
  2. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
  3. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.
  4. 1-Evrenin bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi. 2- Türlü duygusal yaşantıların mantıkça bir örnek düşünce dizgesine uydurulması için gösterilen çabalara verilen ad.
  5. (en) Science.
  6. (en) Knowledge.
  7. (en) Learning.
  8. (en) Scholarship.
  9. (en) Lore.

sözlü (nedir ne demek)

  1. Sözle, konuşma biçiminde yapılan, ağızdan, şifahi, yazılı karşıtı.
  2. Herhangi bir konu ile ilgili olarak biri ile sözleşmesi bulunan.
  3. Evlenmek için birbirine söz vermiş olan (kimse), yavuklu.
  4. (en) Agreed together.
  5. (en) Having promised.
  6. (en) Engaged to be married.
  7. (en) Orally.
  8. (en) Spoken.
  9. (en) Verbal.
  10. (en) Oral.
  11. (en) Nuncupative.
  12. (en) Parol.
  13. (en) Verbatim.
  14. (en) Viva.
  15. (en) Viva voce.
  16. (en) Vocal.
  17. (en) Word-Of-Mouth.
  18. (en) Oral examination.
  19. (en) Fiancee.
  20. (en) Fiancé.

dil (nedir ne demek)

  1. Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı
    Örnek: Ağzımı dolduran kocaman dil, kelimelere yer bırakmıyor ki... Y. Z. Ortaç
  2. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban
    Örnek: Dilinden Anadolulu olduğu ancak belli oluyordu. S. F. Abasıyanık
  3. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi
    Örnek: Halk dilinin günebakan ismini verdiği bu çiçek, güneşe âşıktır. H. S. Tanrıöver
  4. Belli durumlara, mesleklere, konulara özgü dil.
  5. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri.
  6. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili
    Örnek: Birkaç dilim ekmek, ince bir iki dilim peynir veya dil, bazen de haşlanmış bir sebze yemeği. S. F. Abasıyanık
  7. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası.
  8. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı.
  9. Gönül, yürek.
  10. Ağız boşluğunda bulunan, çizgili kaslardan oluşmuş, lokmanın biçimlenmesinde, yutma, tat alma ve konuşmanın biçimlenmesinde görev alan çok hareketli bir organ, glossa, lingua.
  11. Tat alma organı.
  12. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma.
  13. Tutsak, esir.
  14. Körfez, koy.
  15. (en) Speech.
  16. (en) Tongue.
  17. (en) Clapper.
  18. (en) Lingo.
  19. (en) Spit.
  20. (en) Neck.
  21. (en) Promontory.
  22. (en) Dataphor Interface Language An XML format for describing user interfaces independent of the platform on which they will be realized.
  23. (en) Two parallel rows of connection holes on a PCB Also, the type of connector used with this array.
  24. (en) Dual-In-Line Refers to component shape with two parallel rows of connection leads Syn: DIP.
  25. (en) Ate:.
  26. (en) Parlance.
  27. (en) Language.
  28. (en) Point.
  29. (en) Bolt of a lock.
  30. (en) İndex of a balance.
  31. (en) Prominence.
  32. (en) Dilate Dx diagnosis.
  33. (en) Dual in line package: simplest type of plastic package where the I/O's are found on either side of the package.
  34. (la) Lingua Dgr.: Yun. glossa

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014