Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sert tabaka nedir, sert tabaka ne demek (sert tabaka nnd)

sert tabaka nedir, sert tabaka ne demek?

sert tabaka

  1. Göz akı.
  2. Toprak yüzeyine yakın bir yerde bulunan, kökler ve suyun o bölüme girişini engelleyen yoğun tabaka.
  3. Göz yuvarının, saydam tabaka (kornea) hariç, 5/6' sını en dıştan örten, dışta episklera, içte daha gevşek yapılı olan Tenon kapsülünden oluşan, sağlam, koruyucu, çeşitli yönlerde paralel yassı demetler hâlinde uzanan kollagen teller içeren opak tabaka. Sklera.
  4. (en) Sclera, sclerotic.
  5. (en) Sclera.
  6. (fr) Sclére, sclérotique

sert (nedir ne demek)

  1. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı.
  2. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
    Örnek: Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor. T. Buğra
  3. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı.
  4. Güçlü kuvvetli
    Örnek: Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi. M. Ş. Esendal
  5. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
  6. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
    Örnek: Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı. M. Ş. Esendal
  7. Gönül kırıcı, katı, ters
    Örnek: ... sarardı, dudakları titredi, ama adam sert bir davranışla kadehi kadının eline tutuşturdu. H. E. Adıvar
  8. Hırçın, öfkeli, hiddetli, gönül kırıcı
  9. Sertlik özelliği gösteren.
  10. (en) Unshaded.
  11. (en) Brisk, boisterous.
  12. (en) Short.
  13. (en) Round.
  14. (en) Hard.
  15. (en) Stiff.
  16. (en) Tough.
  17. (en) Strong.
  18. (en) Firm.
  19. (en) Sharp.
  20. (en) Strict.
  21. (en) Harsh.
  22. (en) Drastic.
  23. (en) Severe.
  24. (en) Violent.
  25. (en) Brutal.
  26. (en) Acrid.
  27. (en) Adamant.
  28. (en) Astringent.
  29. (en) Austere.
  30. (en) Bitter.
  31. (en) Bossy.
  32. (en) Cast-Iron.
  33. (en) Caustic.
  34. (en) Crusty.
  35. (en) Cutting.
  36. (en) Exact.
  37. (en) Exacting.
  38. (en) Fierce.
  39. (en) Flinty.
  40. (en) Forbidding.
  41. (en) Get-Tough.
  42. (en) Granite.
  43. (en) Acrimonious.
  44. (en) Boisterous.
  45. (en) Curt.
  46. (en) Dour.
  47. (en) Ferocious.
  48. (en) Fresh.
  49. (en) Grim.
  50. (en) Gruff.
  51. (en) Heady.
  52. (en) Leathery.
  53. (en) Pungent.
  54. (en) Repressive.
  55. (en) Rigid.
  56. (en) Rigorous.
  57. (en) Rough.
  58. (en) Rude.
  59. (en) Scathing.
  60. (en) Smart.
  61. (en) Starchy.
  62. (en) Steely.
  63. (en) Stern.
  64. (en) Stony.
  65. (en) Surly.
  66. (en) Turbulent.
  67. (en) Uncharitable.
  68. (en) Unkind.
  69. (en) Vehement.
  70. (en) Vitriolic.
  71. (en) Biting.
  72. (en) Hurtful.
  73. (en) Brusque.
  74. (en) Abrupt.
  75. (en) Pung.
  76. (en) Potent.
  77. (en) Brisk.
  78. (en) Crabby.
  79. (en) Craggy.
  80. (en) Draconian.
  81. (en) Generous.
  82. (en) Heavy handed.
  83. (en) High.
  84. (en) Keen.
  85. (en) Hard line.
  86. (en) Nipping.
  87. (fr) Dur

tabaka (nedir ne demek)

  1. Katman, kat.
  2. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt.
  3. Derece.
  4. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, kat
    Örnek: Bu insan nehrinin en aşağı tabakası, ipsiz takımıdır. S. Birsel
  5. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu
    Örnek: Ceviz ağaçlarının altına çökebilir, tabakalarınızdan birer sigara yakabilirsiniz. S. F. Abasıyanık
  6. Katman
  7. Bk. kat
  8. Bk. katman
  9. (en) Layer.
  10. (en) Stratum.
  11. (en) Lamina.
  12. (en) Coating.
  13. (en) Coat.
  14. (en) Sheet.
  15. (en) Cigarette case.
  16. (en) Collection.
  17. (en) Covering.
  18. (en) Order.
  19. (en) Rank.
  20. (en) Sphere.
  21. (en) Stage.
  22. (en) Class.
  23. (en) Crust.
  24. (en) Plate.
  25. (en) Seam.
  26. (en) Category.
  27. (en) Tobacco box.
  28. (en) Cigarette box.
  29. (en) Group or class.
  30. (en) Film.
  31. (en) Case.
  32. (en) Sheeting.
  33. (en) Lamination.
  34. (en) Leaf.
  35. (en) Ledge.
  36. (en) Tier.
  37. (en) Tobacco case.
  38. (en) Formation.
  39. (en) Band.
  40. (en) Course.
  41. (en) Fold.

kat (nedir ne demek)

  1. Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü
    Örnek: Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık. S. F. Abasıyanık
  2. Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey.
  3. Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka.
  4. Giyeceklerde takım
  5. Apartman dairesi.
  6. Ön, yan
  7. Huzur.
  8. Bükülen veya kıvrılan bir şeyin her kıvrımı.
  9. Kesme, kesilme.
  10. İlgiyi kesme.
  11. Sonuca bağlama, bitirme.
  12. Kesme.
  13. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar.
  14. Katal.
  15. (en) Layer, coat, coating.
  16. (en) Convolution.
  17. (en) Covering.
  18. (en) Crease.
  19. (en) Time (s.
  20. (en) Accomodation.
  21. (en) Stage.
  22. (en) Fold.
  23. (en) Pile.
  24. (en) Kat.
  25. (en) Layer.
  26. (en) Coating.
  27. (en) Storey.
  28. (en) Story.
  29. (en) Flat.
  30. (en) Floor.
  31. (en) Deck.
  32. (en) Multiple.
  33. (en) Coat.
  34. (en) Fall.
  35. (en) Stair.
  36. (en) Pucker.
  37. (en) Slab.
  38. (en) Stratum.
  39. (en) Tier.
  40. (en) Time.
  41. (en) Tuck.
  42. (al) Schicht, Überzug
  43. (fr) Couche

göz akı (nedir ne demek)

  1. Göz yuvarının dışını saran, katılgan dokudan oluşmuş, dayanıklı beyaz çeper, sert tabaka.
  2. Gözün tunika fibroza bulbisinin saydam olmayan, sert, beyaz renkli arka kısmı, sklera.
  3. (en) White.
  4. (en) Sclera.
  5. (la) Sclera

göz (nedir ne demek)

  1. Görme organı.
  2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
  3. İyi veya kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
  4. Bakış, görüş.
  5. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
    Örnek: Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? T. Buğra
  6. Delik, boşluk
    Örnek: Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. S. F. Abasıyanık
  7. Çekmece.
  8. Terazi kefesi.
  9. Bk. ada.
  10. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik.
  11. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası.
  12. Çok küçük budak.
  13. Çekmece boşluğu.
  14. Bk. çekmece
  15. Bk. göz
  16. (en) Attitude.
  17. (en) Way of behaving.
  18. (en) Spring.
  19. (en) Division.
  20. (en) Seeing.
  21. (en) Optic.
  22. (en) Optical.
  23. (en) Ocular.
  24. (en) Aperture.
  25. (en) Eye.
  26. (en) Orbital.
  27. (en) Ophthalmic.
  28. (en) Orbit.
  29. (en) Blinker.
  30. (en) Sight.
  31. (en) Cell.
  32. (en) Compartment.
  33. (en) Drawer.
  34. (en) Cubbyhole.
  35. (en) Cubby.
  36. (en) Cubicle.
  37. (en) Cuddy.
  38. (en) Eyehole.
  39. (en) Glim.
  40. (en) Opto-.
  41. (en) Part.
  42. (en) The evil eye.
  43. (en) Bad luck caused by another's envy.
  44. (en) Love.
  45. (en) Friendship.
  46. (en) Esteem.
  47. (en) Square.
  48. (en) Case.
  49. (en) Source.
  50. (en) Orifice.
  51. (en) Bord.
  52. (en) Rack.
  53. (en) Pane.
  54. (en) Partition.
  55. (en) Pore.
  56. (al) Auge
  57. (fr) Oeil

akı (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
  2. Birim zamanda, birim yüzeye dik düşen ısı ya da ışık niceliği.
  3. Bir alan içinde bulunan bir yüzeyin yüzey yönleci ile alan yönlecinin, sayıl çarpımı.
  4. Birim yüzeyden birim zamanda geçen ışık erkesi niceliği.
  5. Cömert kişi.
  6. (en) Flux, luminous flux.
  7. (en) Flux.
  8. (al) Strom, Lichtstrom
  9. (al) Kraftfluss, Fluss
  10. (fr) Lux (lumineux)
  11. (fr) Flux, fondant
  12. (fr) Flux

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014