Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sermaye mal nedir, sermaye mal ne demek, sermaye malın anlamı (sermaye mal nnd)

sermaye mal nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






sermaye mal

  1. Bir ticari kuruluşun para, mal ve malzeme varlığının tümü.

sermaye (nedir ne demek)

  1. Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta
    Örnek: Komisyoncu demek, metelik sermayesi olmayan tüccar demektir. A. Gündüz
  2. Varlık, servet.
  3. Konu
    Örnek: Bu lakırtı, bir hafta havuzlu kahvenin sermayesi oldu. R. H. Karay
  4. Genelev kadını.
  5. Gelir yaratma yeteneğine sahip mali veya fiziksel her türlü varlık.
  6. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan birden çok dönemde kullanılan, emeğin verimliliğini artıran ve kendisi de üretilmiş olan her türlü araç gereç.
  7. (en) Capital. stock. stock-in-trade. fund. principal. corpus.
  8. (en) Capital. fund. capital anamal. kapital. riches. wealth varlık. servet. prostitute. stock.
  9. (en) Capital. capital, capital stock. proprietorship. outlay. costprice. wealth. cost. fund. bond fund. funds. stock in trade.
  10. (en) capital

mal (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü
    Örnek: Mal vardı, mülk vardı. At vardı, araba vardı. Ö. Seyfettin
  2. Büyükbaş hayvan
    Örnek: Boz atlar yağız değildi, artık; mallar erimiş, zayıflamıştı. N. Araz
  3. Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, tüccar malı, emtia.
  4. Bayağı, aşağılık, kötü kimse
    Örnek: İyi bir mal olsa buraya gönderirler miydi? R. H. Karay
  5. Esrar.
  6. Orospu.
  7. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne.
  8. (en) Goods. merchandise. property. possessions. holding. asset. chose. commodity. hereditament. ware.
  9. (en) Asset. commodity. effects. goods. holding. livestock. merchandise. property. wares.
  10. (en) A prefix in composition denoting ill, or evil, F. male, adv., fr. malus, bad, ill.
  11. (en) In some words it has the form male-, as in malediction, malevolent.
  12. (en) See Malice.
  13. (en) Chattel. commodity. goods. livestock. merchandise. riches. wealth. property. possession. estate assets. scoundrel. bastard. piece article. manufactures. ware. supplies. consignment. produce. farm stock. asset. capital. goods and chatt.
  14. (en) Malfunction.
  15. (en) Skydiver talk for Malfunction. prefix, bad, abnormal.
  16. (en) William W Malandra, Introduction to Ancient Iranian Religion. nIII: duty, obligation; obliged.
  17. (en) Minimum Analytical Limit.
  18. (en) goods

ticari (nedir ne demek)

  1. Ticaretle ilgili, ticarete ilişkin.
  2. (en) Commercial. trading. mercantile. merchant.
  3. (en) Commercial. mercantile. trading.

para   US UK (nedir ne demek)

  1. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
  2. Kazanç
    Örnek: Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir. S. F. Abasıyanık
  3. Kuruşun kırkta biri.
  4. Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
  5. Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
  6. 1. Yan. 2. Yanında.Dgr.: anat. para
  7. (en) Money. monetary. pecuniary. coffers. money. cash. shekels. currency. shiners. coin. boodle. brass. bread. chink. chip. dough. ducat. dust. funds. green. jack. kale. lolly. lucre. filthy lucre. means. purse. rock. sugar. tin. wherewithal.
  8. (en) Bread. capital. cash. currency. dough. drain. fund. leeway. means. money. obverse. take. wealth.
  9. (en) A prefix signifying alongside of, beside, beyond, against, amiss; as parable, literally, a placing beside; paradox, that which is contrary to opinion; parachronism.
  10. (en) A prefix denoting: Likeness, similarity, or connection, or that the substance resembles, but is distinct from, that to the name of which it is prefixed; as paraldehyde, paraconine, etc.; also, an isomeric modification. Specifically: That two groups or radicals substituted in the benzene nucleus are opposite, or in the respective positions 1 and 4; 2 and 5; or 3 and 6, as paraxylene; paroxybenzoic acid.
  11. (en) Ortho-, and Meta-.
  12. (en) A piece of Turkish money, usually copper, the fortieth part of a piaster, or about one ninth of a cent. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows 100 para equal 1 dinar.
  13. (en) Money. brass. bread. cash. coffers. commodity money. currency. dibs. dimes. dough. face value. filthy lucre. funds. geets. gelt. investment. lolly. means. the necessary. net personality. pocket. to be pushed. rhino. riches. roll. shekels. shiners. spendol.
  14. (en) Having resemblance to certain features. prefix, beside, near. far from, away, out, different from.
  15. (en) A variety of forastero cacao bean cultivated in the Brazilian state of the same name. prefix meaning behind, e g , para-appendiceal.
  16. (en) A woman who has been delivered of a viable fetus. paragraph.
  17. (en) Refers to groups occupying 1,4 positions on a benzene ring.
  18. (en) Beside/Next to.
  19. (en) Paraplegic. the number of live-born children a woman has delivered; 'the parity of the mother must be considered'; 'a bipara is a woman who has given birth to two children'. 100 para equal 1 dinar. a soldier in the paratroops. an estuary in northern Brazil into which the Tocantins River flows. port city in northern Brazil in the Amazon delta; main port and commercial center for the Amazon River basin.
  20. yakın
  21. ötesinde
  22. İkinci derecede
  23. benzer.
  24. Paraşütçü asker, paragraf

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük