Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sermaye birikimi nedir, sermaye birikimi ne demek, sermaye birikimiin anlamı, ingilizcesi (sermaye birikimi nnd)

sermaye birikimi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






sermaye birikimi

  1. Bir ekonomide zaman içerisinde sermaye stokunda meydana gelen artış.
  2. Marksist kuramda, üretim süreci sonucunda elde edilen artık değerin bir kısmının sermayeye dönüştürülme süreci.
  3. (en) Accumulation of capital

sermaye (nedir ne demek)

  1. Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta
    Örnek: Komisyoncu demek, metelik sermayesi olmayan tüccar demektir. A. Gündüz
  2. Varlık, servet.
  3. Konu
    Örnek: Bu lakırtı, bir hafta havuzlu kahvenin sermayesi oldu. R. H. Karay
  4. Genelev kadını.
  5. Gelir yaratma yeteneğine sahip mali veya fiziksel her türlü varlık.
  6. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan birden çok dönemde kullanılan, emeğin verimliliğini artıran ve kendisi de üretilmiş olan her türlü araç gereç.
  7. (en) Capital. stock. stock-in-trade. fund. principal. corpus.
  8. (en) Capital. fund. capital anamal. kapital. riches. wealth varlık. servet. prostitute. stock.
  9. (en) Capital. capital, capital stock. proprietorship. outlay. costprice. wealth. cost. fund. bond fund. funds. stock in trade.
  10. (en) capital

birikim (nedir ne demek)

  1. Birikme, bir yerde toplanıp yığılma
    Örnek: Kim bilir kaç olayın birikimiyle zifir gibi kararmıştı, içi. T. Buğra
  2. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim
    Örnek: Mimari birikim bazen bir kente köklü bir damga, bir özellik bırakıyor. H. Taner
  3. Biriktirilen mal veya para.
  4. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması.
  5. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
  6. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci.
  7. Tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi.
  8. İşletme kârının kâr payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi.
  9. Elektronun serbest kalması sonucu, soğrulan doz debisinin derinliğine artması.
  10. (en) Back demand. saving. accumulation. backlog. depot. nest egg.
  11. (en) Float. fund. accumulation. aggregation. deposition.
  12. (en) Accumulation. backlog. build up. aggregation.
  13. (en) build-up
  14. (en) accumulation
  15. (fr) accumulation

ekonomi (nedir ne demek)

  1. İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat.
  2. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat.
  3. Tutum.
  4. Bk. iktisat
  5. (en) economy.
  6. (en) Economics. economy.
  7. (en) Economy; economics. economy. thrift. thriftiness.

zaman (nedir ne demek)

  1. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
    Örnek: Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım. Ö. Seyfettin
  2. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit
    Örnek: Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir. A. İlhan
  3. Belirlenmiş olan an.
  4. Çağ, mevsim.
  5. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler.
  6. Dönem, devir
    Örnek: Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi. H. Taner
  7. Bir süre ile ilgili durum ve şartlar
    Örnek: Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu. H. Taner
  8. Güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına karşılık bir ölçü.
  9. Bk. çağ
  10. (Derleme.. fiillerdeZaman) Eylemlerin belirttikleri geçmişZaman, şimdikiZaman, genişZaman, gelecekZaman kavramı: Geldi, gelmiş, geliyor, gelir, gelecek, geldiydi, geliyormuş, hastaydı vb.
  11. Bk. evre
  12. Vakit; çağ.
  13. (en) Whilst. bout. cycle. date. day. father time. hour. season. tense. time. when. while. sands.
  14. (en) Whilst. bout. cycle. date. day. father time. hour. season. tense. time. when. while. sands. era. leeway. space.
  15. (en) Time. beat. date. day. the enemy. hour. interval. juncture. season. tide. while.
  16. (en) time
  17. (fr) temps

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük