Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > seri nedir, seri ne demek (seri nnd)

seri nedir, seri ne demek?

seri

  1. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, dizi
    Örnek: Bu, seri hâlinde yazılmış bir yazı değildir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir fabrika veya atölyenin uzun bir süre aynı iş üzerinde çalıştığı üretim tipi.
  3. Hızlı
    Örnek: Nazik ve oynak tavırlar, seri kelimelerle sözüne devam etti. R. N. Güntekin
  4. Dizi
  5. Bk. dizi
  6. çabuk, hızlı
  7. Bk. dizisel
  8. Çabuk, hızlı. (Osmanlıca'da yazılışı: seri')
  9. (en) Lot, batch.
  10. (en) Serial.
  11. (en) Chain.
  12. (en) Quick.
  13. (en) Rapid.
  14. (en) Speedy.
  15. (en) Crash.
  16. (en) Fast.
  17. (en) Fleet.
  18. (en) High-speed.
  19. (en) Seriate.
  20. (en) Sharp.
  21. (en) Summary.
  22. (en) Series.
  23. (en) Battery.
  24. (en) Cycle.
  25. (en) Sequence.
  26. (en) Course.
  27. (en) Mass.
  28. (en) Prompt.
  29. (en) Ready.
  30. (en) Round.
  31. (en) Swift.
  32. (en) Gamut.
  33. (en) Hasty.
  34. (en) String.
  35. (en) Tissue.
  36. (en) Track.

dizi (nedir ne demek)

  1. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra.
  2. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri
    Örnek: İşte bütün eserlerini bir araya toplayacak olan bu dizinin başına yazılacak ön söz. A. Ş. Hisar
  3. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra.
  4. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma.
  5. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.
  6. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı.
  7. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü.
  8. Film.
  9. Dizi film.
  10. Oturma yeridizisi.
  11. Adenin(A), Adenin(A), Guanin(G), Sitozin(C) ve Timin(T) nükleotid bazlarının belirli bir düzene göre dizilmesi sonucu oluşan polinükleotid zinciri, sekans.
  12. Konu, tutum, deyiş yönünden birbirine bağlı olan; aynı oyuncular, aynı çevirim takımıyla gerçekleştirilen filmler. TV
  13. Birbirinin devamı olan, aynı takım ve genellikle aynı oyuncular tarafından gerçekleştirilen televizyon izlenceleri
  14. Konusu kendi içinde bir izlence dolduracak biçimde parçalara ayrılmış, her biri öbürünün devamı olarak belirli aralıklarla yayınlanan televizyon izlencesi.
  15. Genel olarak aynı kişi ya da kuruluşça yayımlanan, ortak bir konuyu değişik açılardan ya da değişik bölümleriyle inceleyen yapıtların oluşturduğu bütün.
  16. (en) Series, 2-.
  17. (en) Batch.
  18. (en) Train.
  19. (en) Linkage.
  20. (en) Configuration.
  21. (en) Row.
  22. (en) Array.
  23. (en) Battery.
  24. (en) Course.
  25. (en) Line.
  26. (en) Range.
  27. (en) Rank.
  28. (en) Sequence.
  29. (en) Series.
  30. (en) String.
  31. (en) Succession.
  32. (en) Tier.
  33. (en) Serial.
  34. (en) Paradigm.
  35. (en) Scale.
  36. (en) Progression.
  37. (en) File.
  38. (en) Bank.
  39. (en) Gear.
  40. (en) Layer.
  41. (en) Queue.
  42. (en) Form.
  43. (en) Formation.
  44. (en) Lineup.
  45. (en) Catena.
  46. (en) Tail.
  47. (en) Strand.
  48. (en) Skein.
  49. (en) Ordinal.
  50. (en) Alignment.
  51. (en) Strung.
  52. (al) Serie, Filmserie,
  53. (al) Reihe, Fortsetzungsreihe, Fortsetzungserie,
  54. (al) Sendefolge, Sendereihe, Fernsehserie
  55. (fr) 1-2. série, 3. feuilleton (télévisé)
  56. (fr) Rang

herhangi bir (nedir ne demek)

  1. Belli olmayan, rastgele bir (kimse veya şey)
    Örnek: Son üç senedir herhangi bir adamdan farkım yok. H. E. Adıvar
  2. (en) Whatever.

herhangi (nedir ne demek)

  1. Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.
  2. (en) Whoever.
  3. (en) Whichever.
  4. (en) Soever.
  5. (en) Whatever.
  6. (en) Whatsoever.

bütün (nedir ne demek)

  1. Eksiksiz, tam
    Örnek: Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede. N. Cumalı
  2. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi
    Örnek: Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Bozuk olmayan (para).
  4. Parçalanmamış.
  5. Birlik, tamlık
    Örnek: Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder. O. V. Kanık
  6. Tümel niceleyicinin Türkçe'deki bir karşılığı.
  7. Eksiksiz, tüm.
  8. (en) Entirety.
  9. (en) Grand.
  10. (en) İntact.
  11. (en) Entire.
  12. (en) Whole.
  13. (en) Complete.
  14. (en) Total.
  15. (en) Every.
  16. (en) Solid.
  17. (en) Undivided.
  18. (en) Gross.
  19. (en) All-out.
  20. (en) Aggregate.
  21. (en) Clear.
  22. (en) Continuum.
  23. (en) Out-and-out.
  24. (en) Round.
  25. (en) Sheer.
  26. (en) Unbroken.
  27. (en) Utter.
  28. (en) One and only.
  29. (en) The whole.
  30. (en) The total.
  31. (en) Totality.
  32. (en) Complement.
  33. (en) Holo-.
  34. (en) Omni-.
  35. (en) Pan-.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012