|
sensing
-
Hissetmek, algılamak, sezmek, farkında olmak, anlamak, duyarlı olmak
-
İdrak, algı, hissetme eylemi; anlayış, kavrama
-
Fiziksel bir uyarıyı duymak
Örnek:
Ben öyle dalmış düşünürken, omuzumda bir el hissettim. H. Taner
-
Bir şeyden etkilenmek, duymak.
-
Sezmek, farkına varmak, anlamak
Örnek:
Bu yıkılışın ona geldiğini hep hissediyorduk. F. R. Atay
-
Feel. sense. perceive. smell. understand. take.
-
Feel. sense. to feel. perceive. to sense. understand. to notice.
-
To feel. to perceive. to sense. experience.
-
Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla algılamak, idrak etmek
Örnek:
Onların görecek, okuyacak, algılayacak hâlleri mi var? H. Taner
-
Perceive. sense. comprehend. pick up.
-
Perceive. to perceive. to sense.
-
Sense. to perceive.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|