NND Sözlük

Ana Sayfa > sefih nedir, sefih ne demek (sefih nnd)

sefih nedir, sefih ne demek?

sefih

  1. Zevk ve eğlenceye düşkün, uçarı
    Örnek: İçer, kumar oynar, başına bir sürü sefih insan toplardı. H. E. Adıvar
  2. (en) Dissolute.
  3. (en) Dissipated.
  4. (en) Debauched.
  5. (en) Recklessly extravagant with money.
  6. (en) Abandoned.
  7. (en) Cronk.
  8. (en) Debauchee.
  9. (en) Raffish.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sefihan, sefihane, sefi, sefid, sefidı, sefif, sefihan, sefihane, sefihan, felsefi

zevk (nedir ne demek)

  1. Hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz
    Örnek: İçtik bu nadir içkiyi yıllarca kanmadık / Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor yazık. Y. K. Beyatlı
  2. Güzeli çirkinden ayırt etme yetisi, beğeni.
  3. Tat, lezzet
    Örnek: Batı edebiyatında şarap içmekten, onun zevkinden hiç bahsedilmez. B. Felek
  4. Eğlence
    Örnek: Su gibi para harcıyor, zevkine zevk, rahatına rahat katıyor. N. Cumalı
  5. (en) Bang.
  6. (en) Zest.
  7. (en) Flavour.
  8. (en) Appreciation.
  9. (en) Discrimination.
  10. (en) Gustation.
  11. (en) Hedonism.
  12. (en) Delectation.
  13. (en) Delight.
  14. (en) Enjoyment.
  15. (en) Fancy.
  16. (en) Good taste.
  17. (en) Gratification.
  18. (en) Gusto.
  19. (en) İndulgence.
  20. (en) Kick.
  21. (en) Like.
  22. (en) Liking.
  23. (en) Luxury.
  24. (en) Meat.
  25. (en) Pleasure.
  26. (en) Relish.
  27. (en) Savor.
  28. (en) Savour.
  29. (en) Sweet.
  30. (en) Taste.
  31. (en) Treat.
  32. (en) Life.
  33. (en) Lyrical.
  34. (en) Palate.
  35. (en) Scene.

düşkün (nedir ne demek)

  1. Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, meraklı, tutkun
    Örnek: Onlar kadar birbirine düşkün, birbirine uymuş bir çift daha ömrümde görmedim desem yeri vardır. H. E. Adıvar
  2. Geçim sıkıntısına düşmüş
    Örnek: Eski arkadaşının düşkün bulunduğu hâlinden anlaşılıyordu. R. H. Karay
  3. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş
    Örnek: Zavallı, arabasını satmış, düşkün bir hâldeydi. Y. K. Beyatlı
  4. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş.
  5. Değer ve onurunu yitirmiş.
  6. (en) Addicted.
  7. (en) Buff.
  8. (en) Devoted.
  9. (en) Freak.
  10. (en) Given.
  11. (en) İndigent.
  12. (en) Excessively fond or addicted.
  13. (en) Bound up in.
  14. (en) Down at heels.
  15. (en) Fond.
  16. (en) Doting.
  17. (en) Fallen.
  18. (en) Fallen on hard times.
  19. (en) Poor.
  20. (en) Decayed.
  21. (en) Affected.
  22. (en) Jealous.
  23. (en) Jealous of.
  24. (en) Keen.
  25. (en) Keen on.
  26. (en) Partial.
  27. (en) Sharp-Set.
  28. (en) Addict.
  29. (en) Almsman.
  30. (en) Devotee.
  31. (en) Given to.
  32. (en) Fond of.
  33. (en) Enamoured.
  34. (en) İnveterate.
  35. (en) Broken down.
  36. (en) Needy.
  37. (en) Hooked.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014