|
sebil
-
Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu.
-
Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı, sebilhane.
-
Meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtma.
-
Yol, büyük cadde.
-
Su dağıtılan yer.
-
Hayır için parasız dağıtılan su.
-
Free distribution of water. public fountain.
-
Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes.
-
Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes
Örnek:
Aşkın kutsal tarafına inanmamı sarhoşluk belirtisi diye yorumladım. H. E. Adıvar
-
Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen
-
Tanrı'Ya adanmış olan, tanrısal olan.
-
1-Tanrı'ya adanmış olan. 2-Tanrısal olan, bütün var olanların, yeryüzüne ilişkin olanın üstünde yükselen, ondan bütünüyle başka olan. 3-Ahlaksal yetkinliğe ulaşan, bu yolla Tanrı'ya yakınlaşan kişilerin niteliği (azizler, evliyalar, ermişler).
-
Güçlü bir dinsel saygı uyandıran veya uyandırması gereken kimse, mukaddes.
-
Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen.
-
Uğur getirdiğine inanılan.
-
Holy. blessed. sacred. saintly. divine. heavenly. celestial. inviolate. sacramental. sacrosanct. saint. sainted. sanctified. sanctus. solemn. venerable. hiero-.
-
Blessed. celestial. divine. holy. sacred. sacrosanct. solemn. spiritual. venerable.
-
Holy. sacred. celestial. numinous. sacral. sainted. spiritual. venerable.
-
Saint, holy
-
saint
-
sanctus
-
Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele
Örnek:
Haykırışlarına etraftan karşılık gelmiyordu. H. R. Gürpınar
-
Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
-
Cevap, yanıt.
-
Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel
-
Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat.
-
İktisadi karar birimleri tarafından istenen veya gereksinim duyulan malların satılması, paranın verilmesi, ödeneğin sağlanması gibi işler.
-
bedel.
-
As against. equivalent. provisions. return. wages. answer. reply. payoff. consideration. counter. counterbalance. counterpart. offset. payment. provision. quid pro quo. quittance. reciprocation. recompense. remuneration. repayment. requital. response.
-
Answer. comeback. consideration. counterbalance. equivalent. price. recompense. redress. repayment. reply. response. retort. return. reward. reaction. acknowledgement. reciprocity. counterpart. compensation. allowance.
-
Provision. allowance. response. equivalent. translation. amount paid. equivalent given in return. appropriation. designated fund. opposite. contrary. in contrast to. in response to. in payment for. answer. compensation. consideration. counter. counterpart.
-
provision
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|