Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > saydam boya nedir, saydam boya ne demek, saydam boyanın anlamı, ingilizcesi (saydam boya nnd)

saydam boya nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.





saydam boya

  1. (Resim) Resimde, çömlekçilikte bir renk ya da yüzey üzerine sürülen cam gibi saydam, renkli boya.
  2. (en) Glazing
  3. (fr) Glacis, Lasur

Türetilmiş Kelimeler (bis)

saydam, saydam, saydamlaşma, saydamlaşmak

saydam (nedir)

  1. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf
    Örnek: Atlet vücudunu bütünüyle gösteren, saydam bir sabahlık giymişti. A. İlhan
  2. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöz ve projeksiyona konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt.
  3. Diyapozitif.
  4. Asetat.
  5. Açık seçik, belirgin.
  6. Ardındaki nesnelleri belirgin biçimde gösteren ışık geçirici ortam.
  7. Ardındaki nesnelleri belirgin biçimde gösteren ışık geçirici ortam.
  8. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan nesne. 2. Parlak.
  9. (en) Transparent. clear. pellucid. hyaloid. liquid.
  10. (en) Filmy. limpid. transparent. transparent şeffaf.
  11. (en) Slide. transparent. airy. clear. glare. limpid. luculent. translight.
  12. (en) Transparent
  13. (al) Durchsichtig
  14. (fr) Transparent

boya (nedir)

  1. Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde
    Örnek: Tırnaklarının boyasını beğenmiyorum. F. R. Atay
  2. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
  3. Renk
    Örnek: Son asır içinde elimizin değdiği her şey gibi, orasını da badana, sarı boya ve kalın çiçeğe boğmuşuz. F. R. Atay
  4. Aldatıcı görünüş.
  5. Yazmak için kullanılan mürekkep.
  6. (Resim) Başka cisimlerin yüzeyinde renkli bir katman oluşturmada kullanılan özdek. a. bk.boyayıcıboyalar.
  7. (en) Coloring. colouring. paint. color. colour. dye. coloring. colouring. stain.
  8. (en) Colour. colouring. paint. stain. dye.
  9. (en) Paint. stain. dye. pigment. dyestuff. ink. tinct. tint. tincture. tinge. wash. stainer. blot. artists'medium. colour.
  10. (en) Paint, colour
  11. (fr) Peinture

resim (nedir)

  1. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri
    Örnek: Konulu resim parçaları kendiliğinden ve doğru olarak yan yana gelivermiş, hikâye ortaya çıkmıştı. T. Buğra
  2. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat
  3. Fotoğraf
  4. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç
  5. Tören.
  6. 1. Film üzerinde çerçeve içinde yer alan fotoğraflardan her biri
  7. Bir canlıresim için çizilenresimlerin her biri. TV
  8. Almaç görüntülüğünde, görüntülüğün üst satırdan alt satıra değin taranması sonunda oluşan görüntü
  9. İzleyicinin almaç görüntülüğünde gördüğü, izlediği görüntünün en ufak birimi.
  10. Bk. görüntü
  11. Öğrencilere gözlem, izlenim ve imgelemleri ile duygu ve tasarımlarınıresimle anlatabilme bilgi, beceri ve yetisini kazandırmak; sanat yapıtlarını değerlendirmek için gerekli ölçüleri kavramaları konusunda onlara yardımcı olmak; boş zamanlarını yararlı biçimde geçirmelerini sağlayacak güzel bir uğraşı alanını sevdirmek amacıyla türlü okul programlarında yer alan ders.
  12. (en) 1. picture, frame, image, photographie image, film image, single frame, 2. cartoon, drawing, 3-4. television picture (image)
  13. (en) Picture. pictorial. picture. figure. drawing. painting. photo. image. illustration. tableau. tablature. dues. tax. effigy. likeness.
  14. (en) Drawing. illustration. pattern. picture. valentine. photograph. design. painting. photo fotoğraf. due. tax. toll.
  15. (en) Duty. picture. drawing. painting. fresco. mosaic. print. art of drawing or painting pictures. impost. ceremony. image. plan. figure. chart. drafting. plotting. design. draught. graphic. plate. aspect. device. tableau. due. levy. rate. charge. fee. excise.
  16. (en) Drawing
  17. (al) 1. Bild, Filmbild, Einzelbild, Vollbild, Aufnahme, 2. Zeichnung, "Cartoon", 3-4. Fernsehbild
  18. (fr) 1. photogramms, vue, cadre, image, 2. dessin, "cartoon", 3. image de télévision

renk (nedir)

  1. Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
    Örnek: Birisi sütsüz çikolata renginde, uzun boylu, geniş omuzlu, Amerikan boksörlerine benziyordu. A. Gündüz
  2. Nitelik.
  3. Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum.
  4. 1- Duyulanmanın niteliğinde, ışığın tayfsal bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı cinsten olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir duyulanmanın belirtisi, ıralayıcı niteliği. 2- "1" de tanımlanan görsel duyulanmayı doğuran ışık uyartılarının (ışık kaynağı ya da nesne) ıralayıcı niteliği. 3- '1" ya da "2" de tanımlanan ama, siyah, gri, beyaz gibi görüler dışında kalan ve birrenksel doymuşluğu olan kırmızı, yeşil, mavi vb. görülerle sınırlanan ıralayıcı nitelik, bkz. algısalrenk, ruhfizikselrenk.
  5. (en) Colour (ABD: color)
  6. (en) Coloring. colouring. color. colour. complexion. coloring. colouring. tint. tincture. hue. flush.
  7. (en) Colour. hue. color. sort. kind. variety.
  8. (en) Color.
  9. (en) Colour
  10. (al) Farbe
  11. (fr) Couleur


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)