|
sayaç verimi
-
Counter efficiency
-
Hava gazı, elektrik, su vb.nin kullanılan miktarını veya mekanik etkilenmeleri ölçen alet, saat.
-
Alıcılarda ve bazı öbür sinema aygıtlarında pencere önünden kaç resim geçtiğini belirten araç
-
Sinema aygıtlarında, ses aygıtlarında ne kadar film ya da kuşak kullanıldığını uzunluk çeşidinden (genellikle ayak ya da metre olarak) belirteç, sayaç.
-
Picture counter, frame counter, length counter, footage counter (indicator).
-
Meter. counter. current meter. recorder. register. telltale.
-
Counter. meter. register.
-
Meter. gauge. counter.
-
counter
-
Bildzähler,
-
Filmlängenmessuhr, Meterzähler, Fusslängen-zähler
-
Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman.
-
Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere
Örnek:
Nil, kendisini hayalinin eşsiz verimine kaptırmış, neler düşünüyor, ne tablolar çiziyor, ne oyunlar ve ne yalanlar hazırlıyor. R. H. Karay
-
Uluslararası birimle "hektar başına kental" olarak tarladan elde edilen ürün.
-
Birim ham özdek başına elde edilen ürünün % olarak gösterilmesi.
-
Bir hayvandan belirli bir süre içerinde elde edilen et, süt ve yumurta ve yün gibi hayvansal ürün miktarının belirlenmesinde kullanılan bir terim.
-
Ortaya çıkan, beklenilen, istenilen sonuç.
-
Birim zamanda birim alandan elde edilebilecek ürün miktarı.
-
Capacity. crop. delivery. effect. efficiency. feat. make. output. outturn. performance. rating. richness. run. turnout. yield.
-
Output. produce. yield. return. profit. efficiency. product.
-
Efficiency. output. yield. production. proceeds. rating. performance. capacity. delivery. creativeness. fruit. labo u r performance. make. outturn. turnout. useful work.
-
Yield per hectare
-
Efficiency (of a machine
-
production
-
yield
-
Wirkungsgrad, Güteverhältnis, Leistungsfähigkeit
-
Rendement à lha
-
Karşıt şey
-
karşılık
-
Karşılıklı vuruş
-
Ters, zıt, aksi
-
Karşı, mukabil: aksi yolda
-
Tersine, aksine
-
Karşı koymak, mukavemet etmek
-
Mukabil harekette bulunmak, mukabele etmek.
-
tezgâh
-
Fiş, marka
-
Sayaç, sayıcı.
-
Karşılık vermek, karşı koymak, karşı atak yapmak, kontra yumruk atmak
efficiency
(nedir ne demek)
-
Yapılan işe veya kullanılan enerjiye göre verim oranı, randıman oranı
-
Yeterlik, kifayet, ehliyet
-
Etki, tesir
-
Kabiliyet derecesi.
-
Etkinlik, işgüzarlık, yeterlik, yetenek, verim, etki, rasyonellik
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|