Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sayaç takımı nedir, sayaç takımı ne demek, sayaç takımıın anlamı (sayaç takımı nnd)

sayaç takımı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






sayaç takımı

  1. Sayaç giriş tarafının gaz servis hattına, çıkış tarafının tüketici yakıt hattına bağlanması amacıyla kurulan boru donanımı ve boru bağlantı parçaları.

sayaç (nedir ne demek)

  1. Hava gazı, elektrik, su vb.nin kullanılan miktarını veya mekanik etkilenmeleri ölçen alet, saat.
  2. Alıcılarda ve bazı öbür sinema aygıtlarında pencere önünden kaç resim geçtiğini belirten araç
  3. Sinema aygıtlarında, ses aygıtlarında ne kadar film ya da kuşak kullanıldığını uzunluk çeşidinden (genellikle ayak ya da metre olarak) belirteç, sayaç.
  4. (en) Picture counter, frame counter, length counter, footage counter (indicator).
  5. (en) Meter. counter. current meter. recorder. register. telltale.
  6. (en) Counter. meter. register.
  7. (en) Meter. gauge. counter.
  8. (en) counter
  9. (al) Bildzähler,
  10. (al) Filmlängenmessuhr, Meterzähler, Fusslängen-zähler

takım (nedir ne demek)

  1. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman.
  2. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk.
  3. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup.
  4. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü
    Örnek: Kadın kahve takımlarını alıp çıktı. N. Cumalı
  5. Sigara ağızlığı.
  6. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk
  7. Benzer, gibi
    Örnek: ... bu takım düşünceler arasında, dün sütçüye verilen paranın üstünün eksik geldiğini de hatırlıyor. M. Ş. Esendal
  8. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri
    Örnek: Bu binayı merkez taburundan bir takım bekleyecek. Ö. Seyfettin
  9. Bir film çeviriminde görüntüleri saptama, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en ufak uygulamanlar topluluğu. TV
  10. Bir televizyon yayınını, özellikle dışarıda canlı yayını gerçekleştiren en ufak uygulamanlar topluluğu.
  11. Canlıların sınıflandırmasında kullanılan, aile ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların oluşturduğu taksonomik
  12. Bk. ayaktoputakımı.
  13. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik, ordo.
  14. (en) L.Unit, film unit (crew), crew, team, 2. unit, crew, team
  15. (en) Set. suit. suite. team. group. clique. gear. fitment. band. battery. brigade. bunch. covey. gang. outfit. posse. squad. tackle. tribe.
  16. (en) Set. suit. suite. team. group. clique. gear. fitment. band. battery. brigade. bunch. covey. gang. outfit. posse. squad. tackle. tribe. ensemble. parcel. platoon. pool. range. togs. troop. unit.
  17. (en) Set. battery. gang. kit. layout. platoon. set. suite. tackle. team. train. group. new. troop. band or bunch of people. set of things. team. unit. crew. series. party. tool. fixture. system. implement. assembly. instrument. aggregate. device. h.
  18. (en) set
  19. (al) Aufnahmegruppe, Filmgruppe, Aufnahmestab, Stab, Personengruppe,
  20. (al) Aufnahmegruppe, Aufnahmestab, Stab, Team
  21. (fr) Équipe, personnel, "team"
  22. (la) ordo

giriş (nedir ne demek)

  1. Girme işi veya biçimi
    Örnek: Fakülteye her girişimde ilk selamlaştığım o olurdu. H. Taner
  2. Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre.
  3. Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal.
  4. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm, girizgâh.
  5. Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser.
  6. Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal.
  7. Parmak izi, avuç izi veya olay yeri izinin optik tarayıcı vasıtasıyla taranarak, sonraki işlemler için geçici olarak OPTES'e alınması, tarama.
  8. Bk. filmgirişi
  9. (en) Lead-In. entry. entrance. admittance. input. inlet. intake. introduction. checkin. access. adit. admission. ante. door. doorway. entree. exordium. induction. inflow. influx. ingress. lead in. pass. port. preamble. prelude. proem. vestibule.
  10. (en) Access. admission. door. doorway. entrance. entry. foyer. inlet. input. intake. introduction. preamble. preliminary. prologue.
  11. (en) Preamble. input. introduction. entry. access. entrance. gate. inlet. intake. going in. adit. admission. arrivals. hall. matriculation. frontispiece. preface. participation. approach. elementary. entree. prelude. prologue. vestibule.
  12. (en) introduction

gaz(nedir ne demek)

  1. Tül.
  2. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.
  3. Yağı, petrol
    Örnek: Aklıma geldi, kilerden bir teneke gaz çıkarttım. A. Gündüz
  4. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması.
  5. lambası
    Örnek: Gözümü açtım ki gazlardan ikisi de sönmüş. A. Rasim
  6. Doğal gaz.
  7. Gaz yağı, petrol
  8. Gaz lambası
  9. Bk. uçun
  10. Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre.
  11. Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre.
  12. (en) Gaseous. gas. oil. fuel gas. exhalation. aero-.
  13. (en) Fume. kerosene. gas. oil. flatulence. wind.
  14. (en) Gas. kerosene. illuminating oil. vapor. vapour. fume. gaseous. aeriform. gauze. public-utility company. exhale.
  15. (en) gas
  16. (al) gas
  17. (fr) gaz

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük