|
sayaç borusu
-
İçinden bir evren ışını ya da üşerleyici parçacık geçtiğinde dışarı bir elektriksel imlem verecek biçimde düzenlenmiş boru.
-
İçinden bir evren ışını ya da üşerleyici parçacık geçtiğinde dışarı bir elektriksel imlem verecek biçimde düzenlenmiş boru.
-
Counter tube
-
Zählrohr
-
Tube compteur
-
Hava gazı, elektrik, su vb.nin kullanılan miktarını veya mekanik etkilenmeleri ölçen alet, saat.
-
Alıcılarda ve bazı öbür sinema aygıtlarında pencere önünden kaç resim geçtiğini belirten araç
-
Sinema aygıtlarında, ses aygıtlarında ne kadar film ya da kuşak kullanıldığını uzunluk çeşidinden (genellikle ayak ya da metre olarak) belirteç, sayaç.
-
Picture counter, frame counter, length counter, footage counter (indicator).
-
Meter. counter. current meter. recorder. register. telltale.
-
Counter. meter. register.
-
Meter. gauge. counter.
-
counter
-
Bildzähler,
-
Filmlängenmessuhr, Meterzähler, Fusslängen-zähler
-
Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir
Örnek:
Soba borusu kazanın içinden geçerdi. N. Cumalı
-
Borazan
-
Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. Temel parçacıkları algılayan Geigerborulanndan televizyon görüntüborusuna ve eksicikborularına değin değişik kullanım yerleri vardır.
-
Pipe. tube. trumpet. horn. clarion. conduit. drain. duct. trump.
-
Bore. clarion. duct. flue. horn. pipe. trumpet. tube. tubing. bugle.
-
Conduit. horn. pipe. trumpet. tube. bugle. cane. spout. orifice. flue. duct. beak. cornet. nose. nozzle. penstock. blare. funnel. trump.
-
tube
-
pipe
-
pipe
-
Röhre
-
Tube, lampe
-
Görüntülükte görünen bir kimse konuşmadığı halde, aklından geçenlerin bu kimsenin sesiyle aktarılması durumu.
-
İnternal monologue, inner monologue, interior monologue (voice)
-
İnwardly. within. from inside. through. thro. thru. across.
-
Across. through. from inside. thru.
-
At heart. through.
-
İnnere Rede
-
Monologue intérieur, voix intérieur
evren(nedir ne demek)
-
Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos
Örnek:
Eski yorumcular daha ileri gitmiş, evrenin yaratılmasında ve doğanın kurallarında bile matematik bir öz bulmuşlardır. H. Taner
-
Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar
Örnek:
Yemeyi, içmeyi, konuşmayı, düşmanlarımı, dostlarımı, orta malı hislerimi ve evreni unuttum. R. H. Karay
-
Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam
Örnek:
Kendi evrenine dalmış olan Halim, ürkerek sıçradı, bir adım geriye attı. A. İlhan
-
Bütün gökcisimlerinin içinde yer aldığı düşünülen sonsuz varlık.
-
Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen tüm varlıklar.
-
Ana kitle.
-
Gök varlıklarının tümü, kainat.
-
Ejder, ejderha.
-
Boylu boslu, yakışıklı.
-
Kahraman, yiğit.
-
Zaman.
-
İstatistikte, belirli bir özelliğe sahip bireylerin tümünün oluşturduğu topluluk.
-
Universe. cosmos. the infinite. creation. macrocosm. system.
-
Cosmos. universe. environment. time. creation. horizon. macrocosm. system. total field under survey. world.
-
universe
-
cosmos
-
population
-
Universe, population
-
Kosmos
-
univers
-
cosmos
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|