savaşmak ne demek?

  1. Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek.

    Bu acımasız dünyada artık acımasızca savaşacaklardı.

    İhsan Oktay Anar
  2. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla mücadeleye girişmek

    İkiyüzlülere, sureti haktan görünen sahte dindarlara karşı bütün gücümle savaşacağım.

    Nazım Hikmet
  3. (mecaz) Çaba sarf etmek.
  4. (en)Battle for.
  5. (en)Battle against.
  6. (en)Fight.
  7. (en)Make war.
  8. (en)Battle.
  9. (en)Fight a battle.
  10. (en)Struggle.
  11. (en)Campaign.
  12. (en)Conflict.
  13. (en)Contend.
  14. (en)Strive against.
  15. (en)Strive with.
  16. (en)Wage war against.
  17. (en)Wage war on smb.
  18. (en)Combat.
  19. (en)Top struggle.
  20. (en)Dispute.
  21. (en)To work and struggle hard.
  22. (en)To fight.
  23. (en)To battle.
  24. (en)To war.
  25. (en)To fight sth.
  26. (en)To combat.
  27. (en)To wage war.
  28. (en)To fight against sth / sb.
  29. (en)To make war.

savaşma

  1. Savaşmak işi, muharebe.
  2. (en)Fighting.
  3. (en)Shooting stick.
  4. (en)Warfare.

savaşma gümrükleri

  1. Bir ülkenin mal satışını, aldığı özel önlemlerle olumsuz yönden etkileyen bir ülkeden gelecek mallara, o ülkeyi, bu önlemlerden vazgeçirmek üzere konulan yüksek oranlı gümrük vergileri, a. bk. karşıtlama gümrükleri.
  2. (en)Retortion.
  3. (fr)Droits de représailles

Türetilmiş Kelimeler (bis)

savaşmasavaşma gümrüklerisavaşmamasavaşmamaksavaşmayansavaşsavaş açmaksavaş alanısavaş arabasısavaş araçları
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın