|
sarp dağ geçidi
-
Arete
-
Dik, çıkması ve geçilmesi güç (yer), yalman
Örnek:
İki gündür sarp dağ yollarını aşıyoruz. F. R. Atay
-
Güç, güçlük
Örnek:
Düz ovada sarpa çekme yolunu / Ver mektebe okutsunlar oğlunu. Âşık Veysel
-
1. Çetin, sert, şiddetli. 2. Dik, çıkılması ve geçilmesi güç.
-
Steep. precipitous. abrupt. arduous. bluff. craggy. jagged. rapid. rugged. scarped. stiff.
-
Precipitous. sheer. steep. very steep. difficult. inaccessible.
-
Precipitous. very steep. difficult of access. abrupt. craggy. rugged. stiff.
-
Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümleri.
-
Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan.
-
İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümünde kızgın bir araçla yapılan yanık.
-
Büyük üzüntü, acı
Örnek:
Dağda bağın var, yüreğinde dağın var. Atasözü
-
Yerkabuğunun çıkıntılı, yüksek; eğimli yamaçlarıyla çevresine egemen ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümlerine verilen ad.
-
1. Çevresindeki araziye göre çok yüksek olan toprak, kaya veya kumdan tepe. 2. Orman.
-
Montane. mountain. mount.
-
Mount. mountain.
-
Mount. mountain. heap. mound. height. stigma.
-
Mountain
-
Montagne
-
(i). dağın bir tepesinden diğerine uzanan dar ve sarp geçit.
-
I. sarp dağ geçidi
-
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan
Örnek:
Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda. N. Cumalı
-
Eğimi dike yakın olan
Örnek:
Dik bir dereye indiler. Ö. Seyfettin
-
Yatık durmayan, sert.
-
Sert, kalın, tok (ses)
Örnek:
Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda bekleşen komşular işittiler. A. İlhan
-
Sert (bakış).
-
Ters, aksi (söz).
-
Kaba, yersiz (davranış)
Örnek:
Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı. H. E. Adıvar
-
Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş.
-
Bk.dikme.
-
1. Yatay bir düzleme göre yerçekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. 2. Sert, aksi. 3. Sert, kalın, tok
-
Rough
-
Perpendicular. upright. vertical. straight. steep. bluff. upstanding. erect. horny. abrupt. arduous. bold. jagged. precipitous. rapid. scarped. sheer. square. stand-up. stiff. up. uprightly.
-
Erect. perpendicular. precipitous. steep. upright. vertical. straight. rapid. precepitous. intent. fixed. penetrating. right.
-
Abrupt. perpendicular. right. steep. stiff. upright. straight. obstinate. vertical. erect. normal. plumb. high. aplomb. orthogonal. standing. square. uphill. sheer. rigid. starched. scrap. on end. precipitous. stand up.
-
Right
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|