Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > sarp dağ geçidi nedir, sarp dağ geçidi ne demek, sarp dağ geçidinin anlamı, ingilizcesi (sarp dağ geçidi nnd)

sarp dağ geçidi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








sarp dağ geçidi

  1. (en) Arete

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sarp, sarp kayalık, sarpa, sarper, sarphan, sarp, sarpa, sarpın, sarpi, sarplaşma

sarp (nedir)

  1. Dik, çıkması ve geçilmesi güç (yer), yalman
    Örnek: İki gündür sarp dağ yollarını aşıyoruz. F. R. Atay
  2. Güç, güçlük
    Örnek: Düz ovada sarpa çekme yolunu / Ver mektebe okutsunlar oğlunu. Âşık Veysel
  3. 1. Çetin, sert, şiddetli. 2. Dik, çıkılması ve geçilmesi güç.
  4. (en) Steep. precipitous. abrupt. arduous. bluff. craggy. jagged. rapid. rugged. scarped. stiff.
  5. (en) Precipitous. sheer. steep. very steep. difficult. inaccessible.
  6. (en) Precipitous. very steep. difficult of access. abrupt. craggy. rugged. stiff.

dağ (nedir)

  1. Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümleri.
  2. Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan.
  3. İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümünde kızgın bir araçla yapılan yanık.
  4. Büyük üzüntü, acı
    Örnek: Dağda bağın var, yüreğinde dağın var. Atasözü
  5. Yerkabuğunun çıkıntılı, yüksek; eğimli yamaçlarıyla çevresine egemen ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümlerine verilen ad.
  6. 1. Çevresindeki araziye göre çok yüksek olan toprak, kaya veya kumdan tepe. 2. Orman.
  7. (en) Montane. mountain. mount.
  8. (en) Mount. mountain.
  9. (en) Mount. mountain. heap. mound. height. stigma.
  10. (en) Mountain
  11. (fr) Montagne

arete (nedir)

  1. (i). dağın bir tepesinden diğerine uzanan dar ve sarp geçit.
  2. I. sarp dağ geçidi

dik (nedir)

  1. Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan
    Örnek: Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda. N. Cumalı
  2. Eğimi dike yakın olan
    Örnek: Dik bir dereye indiler. Ö. Seyfettin
  3. Yatık durmayan, sert.
  4. Sert, kalın, tok (ses)
    Örnek: Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda bekleşen komşular işittiler. A. İlhan
  5. Sert (bakış).
  6. Ters, aksi (söz).
  7. Kaba, yersiz (davranış)
    Örnek: Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı. H. E. Adıvar
  8. Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş.
  9. Bk.dikme.
  10. 1. Yatay bir düzleme göre yerçekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. 2. Sert, aksi. 3. Sert, kalın, tok
  11. (en) Rough
  12. (en) Perpendicular. upright. vertical. straight. steep. bluff. upstanding. erect. horny. abrupt. arduous. bold. jagged. precipitous. rapid. scarped. sheer. square. stand-up. stiff. up. uprightly.
  13. (en) Erect. perpendicular. precipitous. steep. upright. vertical. straight. rapid. precepitous. intent. fixed. penetrating. right.
  14. (en) Abrupt. perpendicular. right. steep. stiff. upright. straight. obstinate. vertical. erect. normal. plumb. high. aplomb. orthogonal. standing. square. uphill. sheer. rigid. starched. scrap. on end. precipitous. stand up.
  15. (en) Right

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)