Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sarp nedir, sarp ne demek, sarpın anlamı, ingilizcesi (sarp nnd)

sarp nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






sarp

  1. Dik, çıkması ve geçilmesi güç (yer), yalman
    Örnek: İki gündür sarp dağ yollarını aşıyoruz. F. R. Atay
  2. Güç, güçlük
    Örnek: Düz ovada sarpa çekme yolunu / Ver mektebe okutsunlar oğlunu. Âşık Veysel
  3. Çetin, sert, şiddetli.
  4. Dik, çıkılması ve geçilmesi güç.
  5. (en) Steep. precipitous. abrupt. arduous. bluff. craggy. jagged. rapid. rugged. scarped. stiff.
  6. (en) Precipitous. sheer. steep. very steep. difficult. inaccessible.
  7. (en) Precipitous. very steep. difficult of access. abrupt. craggy. rugged. stiff.

dik (nedir ne demek)

  1. Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan
    Örnek: Sağlam yapılı, dik duruşlu bir gençti o yıllarda. N. Cumalı
  2. Eğimi dike yakın olan
    Örnek: Dik bir dereye indiler. Ö. Seyfettin
  3. Yatık durmayan, sert.
  4. Sert, kalın, tok (ses)
    Örnek: Sesi dik ve küstahtı, söylediklerini aşağı salonda bekleşen komşular işittiler. A. İlhan
  5. Sert (bakış).
  6. Ters, aksi (söz).
  7. Kaba, yersiz (davranış)
    Örnek: Kaba denilecek kadar ani ve dik bir davranışla halasını bıraktı ve kalktı. H. E. Adıvar
  8. Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş.
  9. bk.dikme.
  10. Yatay bir düzleme göre yerçekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan.
  11. Sert, aksi.
  12. Sert, kalın, tok
  13. (en) Perpendicular. upright. vertical. straight. steep. bluff. upstanding. erect. horny. abrupt. arduous. bold. jagged. precipitous. rapid. scarped. sheer. square. stand-up. stiff. up. uprightly.
  14. (en) Erect. perpendicular. precipitous. steep. upright. vertical. straight. rapid. precepitous. intent. fixed. penetrating. right.
  15. (en) Abrupt. perpendicular. right. steep. stiff. upright. straight. obstinate. vertical. erect. normal. plumb. high. aplomb. orthogonal. standing. square. uphill. sheer. rigid. starched. scrap. on end. precipitous. stand up.
  16. (en) right
  17. (en) rough

çıkma (nedir ne demek)

  1. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
  2. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak.
  3. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar.
  4. Çıkmış
    Örnek: Saraydan çıkma İstanbul eşyalarını görünce bunların hakikatine inanmak lazım geldiğini anlamış. A. Ş. Hisar
  5. Eski, kullanılmış.
  6. Çıkmak işi.
  7. Bir buzsul örgüsünün biçimleniminde birimlerin yerinden kayması.
  8. Bir buzsul örgüsünün biçimleniminde birimlerin yerinden kayması.
  9. (en) Going out. going up. rise. outbreak. occurrence. cantilever. annotation. egress. egression. emergence. expulsion. protrusion. pull-out. withdrawal.
  10. (en) Bay. detachment. discharge. exit. oriel. outbreak. going out bow window. balcony. projection. promontory. marginal note derkenar.
  11. (en) Marginal note. outbreak. going out. overhang. projection. promontory. ascent. mounting. rising. climb. climbing. overhung. cantilever. spring. springing. project. console. portico. porch. prostyle. penthouse. baldachin. issue. extended. sponson. co.
  12. (en) dislocation
  13. (al) Versetzung
  14. (fr) dislocation

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük