sanat dünyası ne demek?
- Sanat çevresinin oluşturduğu atmosfer.
Field of art.
sanat
- Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık
- Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım
- Bir şey yapmadan gösterilen ustalık.
- Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü.
- Zanaat.
- sanat, ustalık, hüner, marifet
- Bir duygunun, tasarının, ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık.
- Ustalık, hüner, beceri.
- Yetenek.
- Ustalık, hüner, marifet. (Osmanlıca'da yazılışı: san'at)
sanat adamı
- Sanatçı.
dünya
- Dış, çevre, ortam
- İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu.
- Meslek veya iş birliği içinde bulunma, camia.
- El gün, herkes.
- Duygu, düşünce ve hayal âlemi
- Güneşe yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun
- 1-a. Birbiriyle yasal bağlantısı olan, bir düzenle belirlenmiş tek tek şeylerin ve olayların bütünü. (Ör. öbürdünya-budünya, duyulurdünya-düşünülürdünya, dışdünya-içdünya, görüngülerdünyası - kendinde şeylerdünyası; gelip geçicidünya- idelerdünyası.) b. Aynı yasalara ve aynı düzene bağlı olan nesnelerin, varlıkların oluşturduğu bütün. (Ör. Bitkilerdünyası, hayvanlardünyası vb.) 2- Üzerinde yaşadığımız yeryüzü gezegeni. 3- İnsan varoluşunun içinde yer aldığı çevre. 4- Bilincin bağlılaşık kavramı; bilincin dışında kalan nesnelerin oluşturduğu bütün (nesnelerdünyası).
- yeryüzü
- (Müz: Edna) (Denaet veya dünüvv. den) En yakın, en aşağı.
World.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
sanatsanat adamısanat aşkısanat bilimisanat bilmecesisanat bölümüsanat coğrafyasısanat çevresisanat çoğulusanat çömlekçiliğisanasana düşmezsana taşla vurana sen aşlasana vereyim bir öğüt, kendi ununu kendin öğütsana yakışıyordünyasaıdünyasaldünyasalcılıkdünyadünya ağacıdünya ahret kardeşimdünya alemdünya altın konseyi
