|
sanat
-
Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık
Örnek:
Bir oyunun on beş gün sürmesi bir sanat hadisesi olduğunu gösterirdi. T. Buğra
-
Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım
Örnek:
Caz ve caz havaları ne yazık ki bizim çok verimli o millî halk sanatımızı da baltaladı. R. H. Karay
-
Bir şey yapmadan gösterilen ustalık.
-
Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü.
-
Zanaat.
-
Bir duygunun, tasarının, ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık.
-
Ustalık, hüner, beceri.
-
Yetenek.
-
Art. art. craft. artifice. profession. trade.
-
Art. craft. trade. skill. ability.
-
Art. artistry. artistic quality. craft. trade or skill. craftmanship. artisanry.
-
Duyularla algılama, his.
-
Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim
Örnek:
Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa, duygu payı da ondan az değildir. B. Felek
-
Önsezi
Örnek:
Yolunuzu değiştirmeniz lazım geldiğini de sezecek kadar bir duygum vardır. A. Gündüz
-
Ahlaki, estetik vb. şeyleri değerlendirme, onlara bağlanma yeteneği.
-
Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik
Örnek:
Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum, çok fenayım duygusu kapladı. P. Safa
-
Kimi nesne, olay veya kişilerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim, his.
-
Belli bir uyaran karşısında genellikle güdü ve değerlerle ilişkili olarak belirip çoğu kez süreklilik ve tutarlılık gösteren, heyecandan daha zayıf bir uyarım biçimi.
-
Feeling. emotion. feel. sense. sensation. chord. sentiment.
-
Emotion. communion. feel. feeling. sensation. sense. sentiment.
-
Feeling. sensation. sentiment. impression. emotion. chord. feel. sense. wit.
-
sentiment
-
Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim, proje
Örnek:
Kafamdaki hayaller ve tasarılar epeyce açık saçık şeylerdi. H. E. Adıvar
-
Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha
Örnek:
Bütçe Kanunu tasarısı üzerine yazdığım bir yazı. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Belli bir amaç doğrultusunda, öğretmen ve öğrencilerin işbirliğiyle hazırlanan; öğrencileri sorun çözme, çevre inceleme, türlü araçları kullanma gibi eğitsel değer taşıyan etkinliklere yönelten çalışma planı.
-
Project. plan. scheme. bill. draught. design. proposal. set-up.
-
İdea. project. scheme.
-
Project. bill. draft of a proposed law. written proposal. plan. scheme. blueprint for action. draft. egg. projection. schema.
-
project
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|