Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sanat felsefesi nedir, sanat felsefesi ne demek (sanat felsefesi nnd)

sanat felsefesi nedir, sanat felsefesi ne demek?

sanat felsefesi

  1. Sanatın, sanat yaratmalarının ve sanat beğenilerinin özü ve anlamını konu olarak alan felsefe dalı. Estetik'ten ayrılığı: Estetik dışındaki etkenleri ve bağlamları da (dinsel, ahlâksal, toplumsal) göz önüne aldığından, estetikten daha geniş, ama öte yandan doğadaki güzeli değil de, yalnızca sanat yapısı güzeli konu olarak aldığından ondan daha dardır, bk. estetik
  2. (en) Philosophy of art.
  3. (fr) Philosophie de l'art

sanat (nedir ne demek)

  1. Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık
    Örnek: Bir oyunun on beş gün sürmesi bir sanat hadisesi olduğunu gösterirdi. T. Buğra
  2. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım
    Örnek: Caz ve caz havaları ne yazık ki bizim çok verimli o millî halk sanatımızı da baltaladı. R. H. Karay
  3. Bir şey yapmadan gösterilen ustalık.
  4. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü.
  5. Zanaat.
  6. Bir duygunun, tasarının, ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık.
  7. Ustalık, hüner, beceri.
  8. Yetenek.
  9. (en) Craft.
  10. (en) Artifice.
  11. (en) Profession.
  12. (en) Trade.
  13. (en) Skill.
  14. (en) Ability.
  15. (en) Artistry.
  16. (en) Artistic quality.
  17. (en) Trade or skill.
  18. (en) Craftmanship.
  19. (en) Artisanry.

felsefe (nedir ne demek)

  1. Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması
    Örnek: Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir, yani olgudur. N. Cumalı
  2. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü.
  3. Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi.
  4. Dünya görüşü
    Örnek: Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız. H. Taner
  5. Bir konuda soyut düşünüş
  6. Bk. düşünbilim
  7. Gerçeğin (realitenin) tümünü, özdek ve yaşam ile ilgili türlü belirtileri neden, ilke ve erekler bakımından inceleme amacı taşıyan düşünce etkinliği.
  8. Bilgi, kavram, inanç ve kuramların çözümlenmesi ve eleştirilmesinde açıklık arayan düşünme yöntemi.
  9. Bir kimsenin kişisel davranış ve düşüncelerine kılavuzluk yapmaya yarayan toplu ve tutarlı görüş.
  10. Genel olarak mantık, ahlâk, estetik, fizikötesi ve bilgi kuramı gibi dallardan oluşan geniş bilim alanı.
  11. Liselerimizde okutulan vefelsefe düşünüşünün niteliği,felsefe sorunları, bilginin gelişmesi, ahlâk sorunları, sanat ilefelsefe arasındaki ilişkiler gibi konuları kapsayan ders.
  12. (en) Philosophy.
  13. (en) Thought.

düşünbilim (nedir ne demek)

  1. Evrenin oluşumu, ilk ve son nedenleri, aşkın düzenlilikleri araştıran bilgi dalı.
  2. (en) Philosophy.

öz (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı
    Örnek: Bütün gün genç kızlar ilahiler söylemişlerdi. Ç. Altan
  2. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz.
  3. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde.
  4. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça.
  5. Kendi, zat
    Örnek: Bir od düştü yanar tatlı özüme / Dünya zindan görünüyor gözüme. Karacaoğlan
  6. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde
    Örnek: Ortalıktaki krizi sebep gösteriyorlar ama asıl kriz şirketin kendi özünde. A. Gündüz
  7. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm.
  8. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan
    Örnek: Çocuğun bu yalanı bir anda onu bana bir öz evlat sevgisiyle bağladı. R. N. Güntekin
  9. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı.
  10. Dere, çay.
  11. Sulak, verimli yer.
  12. Fizikötesinin konusu olarak: Kendinde varlık. Karşıtı bk. görüngü.
  13. Kalıcı, değişmez olan, gelip geçici olmayan, her zaman var olmakta olan varlık. Karşıtı: Değişen, değişmekte olan varlıklar.
  14. Bir şeyin bireysel ve gerçek olan kendineözgü biçimi; kendineözgü belirtisi.
  15. Varlığın aslını kuran şey; temelözellik. Karşıtı bk. ilinek.
  16. Bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu olgusu; bir şeyi o şey yapan, öyle oluşunu sağlayan şey; bir varlığın yapısını kuran şey. Karşıtı bk. varoluş.
  17. İç, çekirdek. Karşıtı: dış, kabuk.
  18. Bkz.Özetçe,Öz.
  19. Element veya radikalin daha düşük yükseltgenme basamağına sahip olduğunu gösteren son ek. örneğin; ferröz (demir-II-).
  20. Embriyo.
  21. Pulpa.
  22. Çekirdek.
  23. (en) Base.
  24. (en) Essential.
  25. (en) Guarded.
  26. (en) Guts.
  27. (en) Meat.
  28. (en) Nucleus.
  29. (en) Element.
  30. (en) Elementary.
  31. (en) Heart.
  32. (en) Compact.
  33. (en) Embryo.
  34. (en) Compendious.
  35. (en) Full.
  36. (en) Genuine.
  37. (en) German.
  38. (en) Whole.
  39. (en) Self.
  40. (en) Marrow.
  41. (en) Essence.
  42. (en) Cream.
  43. (en) Substance.
  44. (en) Kernel.
  45. (en) Extract.
  46. (en) Essential oil.
  47. (en) Extraction.
  48. (en) Quintessence.
  49. (en) Distillate.
  50. (en) Distillation.
  51. (en) Content.
  52. (en) Core.
  53. (en) Elixir.
  54. (en) Entity.
  55. (en) Epitome.
  56. (en) Gist.
  57. (en) Goodness.
  58. (en) Heartbeat.
  59. (en) Pith.
  60. (en) Soul.
  61. (en) Spirit.
  62. (en) Abstract.
  63. (en) Summary.
  64. (en) Plasma.
  65. (en) Medulla.
  66. (en) Germ.
  67. (en) Syllabus.
  68. (en) Synopsis.
  69. (en) Category.
  70. (en) Kern.
  71. (en) Origin.
  72. (en) Digest.
  73. (en) Proper.
  74. (en) Specific.
  75. (en) Special.
  76. (en) Private.
  77. (en) Personal.
  78. (en) Privy.
  79. (en) Original.
  80. (fr) Essence
  81. (la) Essentia

konu (nedir ne demek)

  1. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu
    Örnek: Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım. Y. Z. Ortaç
  2. Üzerinde konuşulan şey, bahis
  3. Bir işlevin bir kesimin oluşturan bağımsız değişken; özellikle üçgenölçüsel işlevlerin açı cinsinden bağımsız değişkenleri.
  4. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm
  5. Bu yolda saptanmış olan nesne
  6. Öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu.
  7. Ele alınan, üzerindekonuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay.
  8. Herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri.
  9. (en) Object,.
  10. (en) Story, subject, action theme.
  11. (en) Object.
  12. (en) Question.
  13. (en) Scope.
  14. (en) Case.
  15. (en) Change of design.
  16. (en) Subject, subject matter.
  17. (en) Subject.
  18. (en) Matter.
  19. (en) Point.
  20. (en) İssue.
  21. (en) Theme.
  22. (en) Topic.
  23. (en) Affair.
  24. (en) Argument.
  25. (en) Business.
  26. (en) Head.
  27. (en) Heading.
  28. (en) Shebang.
  29. (en) Subject matter.
  30. (en) Text.
  31. (en) Thing.
  32. (en) Purview.
  33. (al) 1-2. Objekt, Aufnahmeobjekt, 3. Sujet, Filmsujet, Inhaltsangabe, Stoff
  34. (fr) 1-2. objet, 3. sujet, récit
  35. (fr) Argument

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015