Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > salma nedir, salma ne demek (salma nnd)

salma nedir, salma ne demek?

salma

  1. Pirinçle pişirilen bir tür yemek.
  2. Genellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden toplanması gereken para.
  3. Bazı köylü giysilerinde kolun yeninden sarkan kumaş parçası.
  4. Kuşların üretilmesine ayrılan oda.
  5. Başıboş gezen (hayvan).
  6. Sürekli akan (su).
  7. Osmanlı devletinde kol gezen kolluk eri.
  8. Salmak işi.
  9. Bir telin tınlaması devam ederken tele ikinci kez vurulmaksızın, parmaklar aynı tel üzerinde iki perdeye birden basılı konumda iken üst perdedeki parmağın aniden kaldırılması yoluyla ikinci bir ses elde edilmesi yöntemi.
  10. Köy gelirlerinin, köyün zorunlu işlerini ve köydeki aylıklı görevlilerin aylıklarını karşılamaya yetmediği durumlarda, 20 lirayı geçmemek üzere her aileden alınan bir tür yerel vergi.
  11. (en) Release.
  12. (en) Releasing.
  13. (en) Sending.
  14. (en) Setting sb / sth free.
  15. (en) Putting out.
  16. (en) Dispatching.
  17. (en) Turning an animal out to graze.
  18. (en) Stew containing rice.

tür (nedir ne demek)

  1. Çeşit, cins.
  2. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm.
  3. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram.
  4. Türlü.
  5. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. // Ama bu cins kavramı, kendi üzerinde bir başka cins varsa, yenidentür durumuna gelir ve bu böyle sürüp gidebilir. Mantık diliyle: Bir A sınıfı , bir başka sınıfın, B sınıfının kapsamı içindeki bir bölümü kurduğunda: B cinstir, A datür. (Ör. Hayvan canlı varlık karşısındatürdür, aslan karşısında cinstir.)
  6. Birbirinden üreyen ve dirimbilimsel açıdan akraba olan canlı varlıklar öbeği. (Ör. Arslan ya da insan.
  7. Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad.
  8. Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm.
  9. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları.
  10. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes.
  11. (en) Type.
  12. (en) Cast.
  13. (en) Description.
  14. (en) Form.
  15. (en) Family.
  16. (en) Door.
  17. (en) Sort.
  18. (en) Kind.
  19. (en) Variety.
  20. (en) Species.
  21. (en) Genus.
  22. (en) Breed.
  23. (en) Class.
  24. (en) Genre.
  25. (en) Persuasion.
  26. (en) Race.
  27. (en) Sort of.
  28. (en) Strain.
  29. (en) Stripe.
  30. (en) Nature.
  31. (en) Range.
  32. (en) Stamp.
  33. (fr) Espèce
  34. (la) Species

yemek (nedir ne demek)

  1. Yeme, karın doyurma işi
    Örnek: Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni. N. Cumalı
  2. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam.
  3. Günün belli saatlerinde yenilen besin
    Örnek: Yemek ya kahvaltıda ya da yemekte yenir. Arada bir şey yenmez. H. Taner
  4. Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama
    Örnek: Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu. F. R. Atay
  5. Ağızda çiğneyerek yutmak
    Örnek: Adam o kadar çabuk yiyor ki, hizmetçi ekmek yetiştiremiyor. B. Felek
  6. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek
    Örnek: Necla onun böyle kendinden geçercesine çalıştığını gördükçe üzüntüden tırnaklarını yiyor. H. Taner
  7. Isırmak.
  8. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak.
  9. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak
    Örnek: Kendini topladı ama, fena yerinden gagayı yedi sanırım... M. Ş. Esendal
  10. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek.
  11. Harcamak, tüketmek, bitirmek
    Örnek: Mirası sen yedin, zahmeti ben çekiyorum, diye latife ediyordu. M. Ş. Esendal
  12. Yasal yoldan cezalandırılmak.
  13. Yemek yeme, karın doyurma işi
  14. (en) Chow.
  15. (en) Dinner.
  16. (en) Abrade.
  17. (en) Board.
  18. (en) To spend recklessly.
  19. (en) To corrode.
  20. (en) Dish.
  21. (en) Food.
  22. (en) Grub.
  23. (en) Meal.
  24. (en) Repast.
  25. (en) Scoff.
  26. (en) Scran.
  27. (en) Crop.
  28. (en) İngest.
  29. (en) Course.
  30. (en) Eats.
  31. (en) Erode.
  32. (en) Feed.
  33. (en) Have.
  34. (en) Keep.
  35. (en) Partake.
  36. (en) Swallow.
  37. (en) Table.
  38. (en) To eat.
  39. (en) To consume.
  40. (en) To accept.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014