|
sale price
-
Satış fiyatı, indirimli fiyat, ucuzluk fiyatı
-
Satış, satım, satma
-
satılış
-
Talep, revaç
-
alışveriş
-
mezat
-
Satış, satım, indirimli satış, ucuzluk, mezat, açık artırma ile satış, talep, sürüm
-
Paha, fiyat
-
Değer, kıymet
-
rüşvet
-
mükafat
-
Fiyatlandırmak, fiyatını belirlemek, paha biçmek
-
Satılan malın ücreti, satış bedeli.
-
Bk. satış ederi
-
Sale price. selling price. ask price. public price. selling rate. sales price. asked rate. disposal / sale price. sales / selling price. disposal price. output price. public fas. short price.
-
Satıcı ile alıcı arasında yapılan ve bir malın alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir fiyat, bir değer alınması yoluyla yapılan işlem, satım
Örnek:
Satış işinin güçlüğünü orada iyice öğrendim. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Selling. selling. sale. sell. disposal.
-
Selling. sale. sell. disposal. sales. trade.
-
Sale. selling. disposal. discharge. sell. vending. vendition.
fiyat(nedir ne demek)
-
Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha
Örnek:
Birkaç ev döşettiğim için mobilya fiyatlarından pek iyi anlarım. Ö. Seyfettin
-
Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı.
-
Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki
Örnek:
Fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdam geliştirici tedbirler öngörülür... Anayasa
-
Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı.
-
Bk. eder
-
Price. cost. figure. terms.
-
Cost. price. rate. valuation.
-
Price. charge. cost. demand function. expense. figure. rate. rate regulation.
-
price
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|