|
sakatlık
-
Sakat olma durumu, malullük, maluliyet.
-
Kaza, terslik.
-
Yanlış, kusur, hata
Örnek:
Sakatlığın sebebini gayet iyi görmüştür. Bunun nasıl tamir edileceğini biliyor. R. N. Güntekin
-
Yargılıkça, bir savunucu atanması zorunlu olan, sağırlık ve dilsizlik gibi bedenle ilgilisakatlık.
-
Disability. infirmity. disablement. defect. lameness. deformation. deformity. invalidism. invalidity. malformation. shakiness.
-
Deformity. disability. infirmity. defect. mishap. accident.
-
Disability. handicap. impairment. defect.
-
İnfirmity, deficiency
-
Sourd, éteint, muet
-
Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü
Örnek:
Ben gördüğünüz gibi bir sakat askerim, malul. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Bozuk veya eksik.
-
Handicapped. disabled. lame. invalid. crippled. defective. funny. game. gammy. incapable of working. infirm. malformed. wonky. disabled. cripple. invalid. lame duck. crock.
-
Cripple. insecure. invalid. knacker. wonky. disabled. crippled. handicapped. lame. game. risky. untrustworthy. shifty. wobbly. shaky. unsound. defective.
-
Defective. handicapped. invalid. disabled unsound. broken. unsound.
-
Olmak işi veya durumu.
-
Being. happening. existing. existence. occurrence. maturation.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|