Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sahne cıvatası nedir, sahne cıvatası ne demek, sahne cıvatasıın anlamı, ingilizcesi (sahne cıvatası nnd)

sahne cıvatası nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






sahne cıvatası

  1. Sahnede dekorların yere bağlanmasında kullanılan, elle sökülüp takılabilen büyük cıvata.
  2. (en) Stage screw
  3. (fr) Queue de cochon

sahne (nedir ne demek)

  1. İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer.
  2. Görüntü.
  3. Gösteri sergilenen eğlence yeri veya tiyatro
  4. Tanık olunan, gözlenen olay
    Örnek: Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. A. Gündüz
  5. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı.
  6. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri.
  7. Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerinin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim. 2- Bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel olarak yapılmış ve genellikle yükseltilmiş oylum ya da alan.
  8. Bk. ayrım
  9. Bk. görünçlük
  10. (en) Scenic. stage. set. scene. setting. site. arena. boards.
  11. (en) Act. bandstand. boards. scene. stage. theatre. tiy.
  12. (en) Scene. stage. setting. the boards. dais.
  13. (en) cream.
  14. (en) Scene, french scene,
  15. (en) stage
  16. (fr) scène

ayrım (nedir ne demek)

  1. Ayırma işi, tefrik.
  2. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark.
  3. Alt bölüm.
  4. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark.
  5. Ayrılma noktası.
  6. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü.
  7. fark.
  8. Bir ya da daha çok görünçlük içinde geliştirilip, olgunun tamamlanmış bir parçasını veren film bölümü. TV
  9. Televizyon oyunlarında buna karşılık olan bölüm.
  10. Hlk. Eyer örtüsü.
  11. (en) sequence
  12. (en) Distinction. difference. apartheid. part. segregation. margin. color bar.
  13. (en) Difference. distinction. segregation. discrimination.
  14. (en) Discrimination. differentiation. section. difference.
  15. (en) discrimination
  16. <(al) Sequenz, Filmsequenz, Szenenfolge, Ausschnitt
  17. (fr) séquence

cıvata (nedir ne demek)

  1. Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida.
  2. Bk. saplaç
  3. (en) Bolt. gib. pin bolt.
  4. (en) bolt.
  5. (en) Bolt. bolt screw. pin. screw bolt. pintle.

elle  US UK (nedir ne demek)

  1. Elle, birkaç dilde yayınlanan ve genel ilgi alanlarını kapsayan aylık Amerikan kadın dergisi (moda, sağŸlık, güzellik, kariyer, aile, vs.)

büyük(nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
  9. (en) Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
  10. (en) Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.
  11. (en) major
  12. (en) major

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük