Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > safra kesesi nedir, safra kesesi ne demek (safra kesesi nnd)

safra kesesi nedir, safra kesesi ne demek?

safra kesesi

  1. Karaciğere yapışık, armut biçiminde, safra salgılayan küçük organ, öd kesesi.
  2. Karaciğerden salgılanan safranın toplandığı, karacigerin alt kısmında bulunan torba şeklinde bir organ-dır.Kesenin görevi, safrayı depolayıp, yoğunlaştırmak, ve gerekli aralıklarla oniki parmak barsağına safra salgılamaktır.
  3. Karaciğerden gelen safranın depolandığı, armut şeklinde ya da yuvarlak kese. Öd kesesi.
  4. Bk. safra kesesi
  5. Karaciğerden gelen safranın depolandığı, armut veya yuvarlak biçimdeki kese, vezika fella.Dgr.: anat. vesica fellae
  6. (en) Gall bladder.
  7. (fr) Vésicule biliaire

safra (nedir ne demek)

  1. Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için, dip bölümlerine konulan ağırlık.
  2. Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık.
  3. Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık.
  4. Karaciğerin salgıladığı yeşil, sarı renkte acı sıvı, öd.
  5. Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse.
  6. Karaciger tarafından salgılanan, yeşilimsi kahverengi bir sıvıdır.Safra, kısmen yağ sindirimine yarayan bir salgı, kısmende eskimiş alyuvarların tahrip olmaları sonucu oluşmuş bir atılma ürünüdür.
  7. Karaciğer hücreleri tarafindan salgılanaraksafra kesesinde toplanan vesafra kanalı ile onikiparmak bağırsağına geçerek yağların sindirimine katılan,safra tuzları, hemoglobinin parçalanmasından oluşansafra pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri kapsayan salgı. Öd.
  8. Bk. dengeleyici özdek
  9. Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan ve ductus choledochus adı verilen kanalla onikiparmak bağırsağına dökülen, yağların sindirimine katılan, alkali özellikte, kahverengi-yeşilimsi sarı renkte salgı, öd, bilis, hlk. yaş egzama, öd suyu, fel.
  10. Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan, safra kesesinde toplanan ve safra kanalıyla ön bağırsağa verilen, yağların sindirimine katılan safra tuzları, pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri içeren salgı, öd.
  11. (en) Bilis.
  12. (en) Bile, gall.
  13. (en) Bile.
  14. (en) Gall.
  15. (en) Ballast.
  16. (en) Choler.
  17. (en) Gall öd.
  18. (en) Ballast (of a ship.
  19. (en) Lastage.
  20. (fr) Bile
  21. (la) Bilis: öd

kese (nedir ne demek)

  1. Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba
    Örnek: Boynundan bir kese çıkardı, fakat içine bakmadan ani bir fikirle yüzü kızardı. H. E. Adıvar
  2. Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap.
  3. Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.
  4. Herhangi bir kese miktarında olan.
  5. Bir kimsenin mal varlığı
  6. Organizmanın bazı boşlukları.
  7. Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik.
  8. Beş yüz kuruşluk para birimi.
  9. Kısa, kestirme (yol).
  10. Torba ya da cep biçiminde herhangi bir yapı. Cep.
  11. (en) Bath glove.
  12. (en) Purse.
  13. (en) Pocket.
  14. (en) Bladder.
  15. (en) Pouch.
  16. (en) Scrip.
  17. (en) Vesicle.
  18. (en) Pocketbook.
  19. (en) Short cut.
  20. (en) Moneybag purse.
  21. (en) Small cloth bag.
  22. (en) Financial resources.
  23. (en) Cyst.
  24. (en) Jack.
  25. (en) Poke.
  26. (fr) Poche
  27. (la) Bursa:Kese

yapışık (nedir ne demek)

  1. Bir yere yapışmış olan.
  2. Fizyolojik yönden birbirlerine bağlı olarak doğan
    Örnek: Yapışık hemşireler gibi dünyaya beraber gelmişlerdi. H. C. Yalçın
  3. Dokunan, değen
    Örnek: Lavabonun duvara yapışık kıyısının üstüne konmuş bir diş fırçası gösteriyordu. Ç. Altan
  4. (en) Adherent.
  5. (en) İnseparable.
  6. (en) Stuck on / to.
  7. (en) Attached.
  8. (en) Coherent.
  9. (en) Cohesive.
  10. (en) Conjoint.
  11. (en) Stuck on.
  12. (en) Adhering.
  13. (en) Adhesive.
  14. (en) Clinging tightly to.
  15. (en) Struck together.
  16. (en) Boring or importunate (person.

armut (nedir ne demek)

  1. Gülgillerden, çiçekleri beyaz, yurdumuzun her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis).
  2. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.
  3. Fazla bön.
  4. Gülgiller (Rosaceae) familyasından, ovaryumu alt durumlu, ülkemizde dokuz türü bulunan, meyvesi yendiği için kültürü yapılan, yaprağını döken bir tür bitki.
  5. (en) Sucker.
  6. (en) Destitution , impecuniousness , pennilessness , poorness , poverty , indigence.
  7. (en) Pear.
  8. (en) Pushover.
  9. (fr) Poire
  10. (la) Pyrus communis

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010