Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > safi kar nedir, safi kar ne demek (safi kar nnd)

safi kar nedir, safi kar ne demek?

safi kar

  1. Bk. katkısız kazanç

katkısız kazanç (nedir ne demek)

  1. Tecimsel girişimin giderler çıkarıldıktan sonra dağıttığı kazanç.
  2. Ortaklığın dengeleminde görülenkatkısız kazanç.
  3. (en) Net profit.
  4. (fr) Bénéfice net

safi (nedir ne demek)

  1. Katıksız, duru, temiz.
  2. Net.
  3. (sa:'fi) Yalnız olarak, yalnız, sadece.
  4. Bk. arıtımlı
  5. Katıksız saf, arı.
  6. (en) Refined.
  7. (en) Pure.
  8. (en) Unadulterated.
  9. (en) Clear.
  10. (en) Limpid.
  11. (en) True.

saf (nedir ne demek)

  1. Dizi, sıra
    Örnek: Bütün garsonlar saf teşkil edip selama dururlardı. E. E. Talu
  2. Grup.
  3. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has.
  4. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil
    Örnek: Yenge, açık sözlü, saf bir kadıncağızdır. R. N. Güntekin
  5. İyi niyetli, art niyetsiz
    Örnek: Senin bu kadar, çocukça saf olduğunu bilmezdim. P. Safa
  6. Bk. arı
  7. Bk. salt
  8. (en) Scrapie associated fibrils These are the fine structures, seen under the electron microscope that are only found in brains of TSEs It has been suggested that they are the infective agents themselves, as infectivity can be filtered out with a filter small enough to stop the SAF.
  9. (en) Scrapie associated fibrils These are the fine structures, seen under the electron microscope that are only found in brains of TSEs.
  10. (en) Spouse Acceptance Factor The amount of time married scientists are allowed to spend away from home, in the office, at the lab, talking about physics at social events, going to the South Pole, attending conferences, etc , before the spouse says 'ENOUGH!!!!!!'.
  11. (en) Scrapie Associated Fibrils.
  12. (en) Sub-Chief of Bum.
  13. (en) Server Application Function An API for server software See also NSAPI.
  14. (en) System Authorization Facility An MVS interface invoked by CICS to communicate with an external security manager, such as RACF.
  15. (en) Society of American Foresters.
  16. (en) Store and Forward A technique where transactions are captured and stored in a bucket for later transmission to a remote system Typically used where transaction involve connecting to remote machines and the delay of doing this should be defferred until convienent.
  17. (en) School Advisory Forum SAC: School Advisory Committee.
  18. (en) Abbreviation for Subantarctic Front.
  19. (en) System Authorization Facility An MVS facility for routing authorization requests to RACF or equivalent system security packages.
  20. (en) Pure.
  21. (en) Unadulterated.
  22. (en) Unmixed.
  23. (en) Absolute.
  24. (en) Fine.
  25. (en) Genuine.
  26. (en) Refined.
  27. (en) Distilled.
  28. (en) Simple.
  29. (en) Naive.
  30. (en) İngenuous.
  31. (en) İnnocent.
  32. (en) Deceivable.
  33. (en) Harmless.
  34. (en) Simple-Hearted.
  35. (en) Simple-Minded.
  36. (en) Unsuspicious.
  37. (en) Artless.
  38. (en) Candid.
  39. (en) Clean.
  40. (en) Clear.
  41. (en) Credulous.
  42. (en) Dewy-Eyed.
  43. (en) Elemental.
  44. (en) Array.
  45. (en) Confiding.
  46. (en) Fond.
  47. (en) Green.
  48. (en) Guileless.
  49. (en) Gull.
  50. (en) Gullible.
  51. (en) Line.
  52. (en) Lineup.
  53. (en) Rank.
  54. (en) Simpleminded.
  55. (en) Trustful.
  56. (en) Virgin.
  57. (en) Sheer.
  58. (en) Neat.
  59. (en) Purified.
  60. (en) Clarified.
  61. (en) Full.
  62. (en) Unblended.
  63. (en) Unblemished.
  64. (en) White.
  65. (en) Sterling.
  66. (en) Spotless.
  67. (en) Chaste.
  68. (en) Element.

kar (nedir ne demek)

  1. Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı; iş.
  2. Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı.
  3. İş.
  4. Yarar, fayda.
  5. Üretim faktörlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay.
  6. Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark.
  7. Havada beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak yağan su buharı
    Örnek: Kıştı, yerler iki karış kar tutmuştu. T. Buğra
  8. Havadan ak, ince taneli buz kırılcaları biçiminde ya da lapa lapa yağan, sıcaklık koşulları elverişli ise yerde biriken su buğusu, bkz. yağış.
  9. Üretim faktörlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay.
  10. Bk. karlanma
  11. (en) To do, to make, to create; to produce; cl.
  12. (en) Green mango.
  13. (en) Kentucky Administrative Regulation.
  14. (en) Knowledge and Research.
  15. (en) Cirque , cwm.
  16. (en) Snow.
  17. (en) Cart, car, wagon.
  18. (en) Account.
  19. (en) Benefit.
  20. (en) Gain.
  21. (en) Profit.
  22. (en) Take.
  23. (en) Takings.
  24. (en) Bank.
  25. (fr) Neige

katkısız (nedir ne demek)

  1. Üzerine veya içine hiçbir şey katılmamış, katışıksız, saf.
  2. Niteliği hiçbir etki ile değişmeyen, tam, bozulmamış.
  3. (en) Unmixed.
  4. (en) Unadulterated.
  5. (en) Free from additives.
  6. (en) Pure.
  7. (en) Unalloyed.
  8. (en) True.
  9. (en) Unsophisticated.

kazanç (nedir ne demek)

  1. Satılan bir mal, yapılan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü.
  2. Yarar, çıkar, kâr
    Örnek: Yarı keyif, yarı kazanç için balıkçılık sanatında karar kılmıştı. S. F. Abasıyanık
  3. Bir devredeki çıkış sinyalinin giriş sinyaline oranını ifade eden yükseltim ölçüsü.
  4. Bk. gelir
  5. Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı.
  6. Telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı.
  7. Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (Genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir).
  8. (en) Gain.
  9. (en) Winnings.
  10. (en) Profit.
  11. (en) Bread.
  12. (en) Emolument.
  13. (en) Good.
  14. (en) Return.
  15. (en) Decreasing returns.
  16. (en) Advantage.
  17. (en) Achievement.
  18. (en) Booty.
  19. (en) Takings.
  20. (en) Avails.
  21. (en) İncome.
  22. (en) Earnings.
  23. (en) Revenues.
  24. (en) Gainings.
  25. (en) Benefit.
  26. (en) Acquirement.
  27. (en) Acquisition.
  28. (en) Capital.
  29. (en) Convenience.
  30. (en) Credit.
  31. (en) Grist.
  32. (en) İncrement.
  33. (en) Make.
  34. (en) Melon.
  35. (en) Proceeds.
  36. (en) Receipt.
  37. (en) Spoil.
  38. (en) Yield.
  39. (en) Dimes.
  40. (en) Getting.
  41. (en) İnterest.
  42. (en) Plunder.
  43. (al) Verstärkung, Signalverstärkung, Gewinn
  44. (al) Gewinn
  45. (fr) Gain

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011