|
safe deposit
-
Banka kasası, kiralık kasa
-
Bk. kellik
-
Emniyette, emin ellerde, selâmette, salim
-
kurtulmuş
-
Emin, sağlam
-
Emniyetli, mahfuz
-
korkusuz
-
güvenilir
-
tehlikesiz
-
Beysbol oyundışı edilmeden kaleye yetişmiş olan
-
kasa
-
teldolap
-
Kasa, çelik kasa
-
Kel olma durumu
Örnek:
Tepelerindeki kellik, yavaş yavaş çıkan tüylerle kapanıyor. Ö. Seyfettin
-
Çıplak, bitkisiz yer.
-
Kel mantarından ileri gelen ve vücudun kıllı bölgelerinde, özellikle başta, önce kabuklanmalara, sonra saç dökülmelerine yol açan süreğen deri hastalığı.
-
Hlk. 1. Koyunlarda görülen baş uyuzu. 2. Atlardaki sarkoptik uyuz.
-
baldness.
-
Alopecia. baldness. favus. ringworm. bare wasteland.
-
Baldness. favus.
-
Honeycomb ringworm
-
Erbgrind
-
Teigne faveuse
-
favus
-
emanet
-
depozito
-
Pey, rehin
-
mevduat
-
Teminat akçesi
-
tabaka,tortu
-
Döküntü, birikinti, sel kumu
-
Birikinti, maden yatağı
-
depo
-
koymak
-
Dibine çökmek, tortu bırakmak döküntu bırakmak
-
Emanet etmek, depozito etmek tevdi etmek
-
Bankaya yatırmak
-
Paranın bir kısmını vermek.
-
Yerleştirmek; yatırmak, bankaya yatırmak, para yatırmak; emanet etmek; yumurtlamak; tortu bırakmak; çökelmek
-
Safe deposit, safe deposit box
-
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve bunlardan daha başka parasal ekonomik etkinliklerde bulunan kuruluş.
Örnek:
Gelen parayı bankaya götürüp yatırırlar. R. N. Güntekin
-
Bankacılık işleminin yapıldığı yer.
-
Mevduat kabul eden, kredi açan, ulusal ve uluslararası ödemelerde aracılık, para nakli, senet iskontosu, emanet kabulü vb. hizmetleri sunan, pazarlanabilir menkul değerler gibi finansal aktifleri elinde tutan ve saymaca para yaratan finansal aracı kurum.
-
Banking. bank. banking house.
-
bank.
-
bank
-
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap
Örnek:
Arkaya doğru bir adım atıp sırtını meyhanecinin kasasına dayadı. S. F. Abasıyanık
-
Ticarethanelerde para alınıp verilen yer.
-
Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi.
-
Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
-
Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık
-
Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla.
-
Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve.
-
Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı.
-
50 m. uzunluk,
-
10 m. yükseklik ve
-
50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı.
-
Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü.
-
Bk. baza
-
Avcılık aletlerinde kol ağlarının, çekme halatların ve ağların birbirine birleştirilmelerinde kullanılan fırdöndü veya düğüm atılarak oluşturulan üçgenimsi yapılar.
-
Safe. coffer. strongbox. cashbox. register. cashier's desk. cashier's office. chest. case. crate. desk. peter. till. vaulting horse. cash desk.
-
Banker. box. case. checkout. coffer. crate. safe. strongbox. till. safe-deposit box. chest. cab. bodywork. door frame. window frame. desk. horse. grommet. grummet.
-
Vault cash. safe. strong box. cash register. till. safe-deposit box. body. case. door frame. window frame. horse. cash in hand. cash box. cash desk. coffer. collecting bank. pay desk. framing. jack. cash office. pay office.
-
box
-
casing
-
crow-foot
-
body
-
plint
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|