Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sabit ivmeli hareket nedir, sabit ivmeli hareket ne demek (sabit ivmeli hareket nnd)

sabit ivmeli hareket nedir, sabit ivmeli hareket ne demek?

sabit ivmeli hareket

  1. bir hareketlinin hızının düzgün olarak arttığı ya da azaldığı, yani birim zamanda hızındaki değişmenin sabit olduğu durumdaki hareket.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

sabi, sabia, sabian, sabiaşer, sabib, asabi, asabileşme, asabileşmek, asabilik, asabiye

sabit (nedir ne demek)

  1. Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan.
  2. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan.
  3. Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış.
  4. Bk. dursayı
  5. Bk. değişmez
  6. Kararlı
  7. Değişmeyen, kımıldamayan.
  8. Kanıtlanmış, anlaşılmış.
  9. Ünlü Türk şairi.
  10. Duran, yerinde durup hareket etmeyen.
  11. (en) Fixed.
  12. (en) Constant.
  13. (en) Stationary.
  14. (en) Settled.
  15. (en) İmmobile.
  16. (en) İmmovable.
  17. (en) Permanent.
  18. (en) Stable.
  19. (en) Firm.
  20. (en) Attached.
  21. (en) Changeless.
  22. (en) Entrenched.
  23. (en) Established.
  24. (en) Fast.
  25. (en) Flat.
  26. (en) Flat-footed.
  27. (en) İmmutable.
  28. (en) İndelible.
  29. (en) İnvariable.
  30. (en) İrremovable.
  31. (en) Real.
  32. (en) Rigid.
  33. (en) Staid.
  34. (en) Standing.
  35. (en) Staring.
  36. (en) İnvariant.
  37. (en) Steady.
  38. (en) Static.
  39. (en) Definite.
  40. (en) Proven.
  41. (en) Localized permanent.
  42. (en) Deep seated.
  43. (en) Fixed assets.
  44. (en) Sedentary.
  45. (en) Steadfast.
  46. (en) Substanti.

dursayı (nedir ne demek)

  1. Bir denklem, fiziksel yasa vb. bulunup, değeri değişmeyen sayı ya da simge.
  2. (en) Constant.
  3. (fr) Constante

ivme (nedir ne demek)

  1. İvmek işi.
  2. Hareket eden nesnenin kısa bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin bu zamana oranı.
  3. Birim zamandaki hız değişimi tutarı; hızın değişim hızı.
  4. (en) Acceleration.
  5. (en) Haste.
  6. (fr) Accélération

hareket (nedir ne demek)

  1. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.
  2. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
    Örnek: Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı. R. H. Karay
  3. Davranış, tutum
    Örnek: Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır. H. E. Adıvar
  4. Yola çıkma.
  5. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım.
  6. Yer sarsıntısı, deprem
  7. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
  8. Devinim.
  9. Bk. devinim:
  10. Bk. devinim
  11. Devinim
  12. Bk. devim
  13. Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi.
  14. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon.
  15. Bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü.
  16. Atın bacaklarının hareketi.
  17. Kımıldanma. Davranış. Yola çıkmak. Bir cismin sabit bir noktaya göre yerinin veya durumunun değişmesi. Sarsıntı.
  18. (en) Movement.
  19. (en) Movemnt.
  20. (en) Locomotion, action.
  21. (en) Transaction.
  22. (en) Action.
  23. (en) Move.
  24. (en) Motion.
  25. (en) Starting.
  26. (en) Behavior.
  27. (en) Behaviour.
  28. (en) Bearing.
  29. (en) Conduct.
  30. (en) Demeanour.
  31. (en) Deportment.
  32. (en) Gesture.
  33. (en) Locomotion.
  34. (en) Play.
  35. (en) Setout.
  36. (en) Step.
  37. (en) Stroke.
  38. (en) Activity.
  39. (en) Deed.
  40. (en) Departure.
  41. (en) Front.
  42. (en) Life.
  43. (en) Start.
  44. (en) Stir.
  45. (en) Earthquake.
  46. (en) Tremor.
  47. (en) Leaving.
  48. (en) Performance.
  49. (en) Proceeding.
  50. (en) Procedure.
  51. (en) Exploit.
  52. (en) Set-out.
  53. (en) Take-off.
  54. (en) Running.
  55. (en) Drive.
  56. (en) Function.
  57. (en) Traffic.
  58. (en) Dispatching.
  59. (fr) Motion
  60. (fr) Mouevment

hareketli (nedir ne demek)

  1. Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik.
  2. Canlı, kıpırdak
    Örnek: Bu perdenin hareketli sahneleri hep akşamları oynandığı için... H. E. Adıvar
  3. Bk. devingen
  4. (en) Agile.
  5. (en) Alive.
  6. (en) Busy.
  7. (en) Colourful.
  8. (en) Dashing.
  9. (en) Animated.
  10. (en) Breezy.
  11. (en) Dapper.
  12. (en) Dramatic.
  13. (en) Moving.
  14. (en) Mobile.
  15. (en) Active.
  16. (en) Live.
  17. (en) Animate.
  18. (en) Full of action.
  19. (en) Alive and kicking.
  20. (en) Bouncing.
  21. (en) Brisk.
  22. (en) Bustling.
  23. (en) Like a jack-in-the-box.
  24. (en) Rattling.
  25. (en) Restless.
  26. (en) Shifting.
  27. (en) Sliding.
  28. (en) Swinging.
  29. (en) Zippy.
  30. (en) Go-go.
  31. (en) Dynamic.
  32. (en) Floating.
  33. (en) Hectic.
  34. (en) Lively.
  35. (en) Sappy.
  36. (en) Skittish.
  37. (en) Vibrant.
  38. (en) Energetic.
  39. (en) Vivacious.
  40. (en) Eventful adj.
  41. (en) Fervent.
  42. (en) Go go.
  43. (en) Snappy.
  44. (en) Spry.

düzgün (nedir ne demek)

  1. Doğru ve pürüzsüz, muntazam.
  2. Eksiksiz ve yerli yerinde, düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam
    Örnek: Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil. M. Ş. Esendal
  3. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde.
  4. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim).
  5. Kadınların, teni pürüzsüz göstermesi, renk vermesi için yüzlerine sürdükleri yarı sıvı veya boyalı krem, fondöten.
  6. Düzenli, doğru.
  7. Eksiksiz, kusursuz.
  8. (en) Clean.
  9. (en) Dress.
  10. (en) Even.
  11. (en) Level.
  12. (en) Neat.
  13. (en) Well proportioned.
  14. (en) Well-arranged.
  15. (en) Spruce.
  16. (en) Make-up.
  17. (en) Smooth.
  18. (en) Clear-cut.
  19. (en) Shapely.
  20. (en) İn good trim.
  21. (en) Straight.
  22. (en) Formal.
  23. (en) Fluent.
  24. (en) Regular.
  25. (en) Dandy.
  26. (en) Ordered.
  27. (en) Shipshape.
  28. (en) Slick.
  29. (en) Square.
  30. (en) Trim.
  31. (en) Unruffled.
  32. (en) Right.
  33. (en) Dandyish.
  34. (en) Presentable.
  35. (en) Proper.
  36. (en) Steady.
  37. (en) True.
  38. (en) Orderly.
  39. (en) Clean-cut.
  40. (en) Correct.
  41. (en) Flat.
  42. (en) Plain.
  43. (en) Glossy.
  44. (en) Fresh paint.
  45. (en) Cosmetic.
  46. (en) Wash.
  47. (en) Ceruse.
  48. (en) Uniform.
  49. (en) Plane.
  50. (en) Uniformly.
  51. (en) Facial preparation.
  52. (en) Sleek.
  53. (en) Laminar.
  54. (en) Taut.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012