Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > saçmalık nedir, saçmalık ne demek (saçmalık nnd)

saçmalık nedir, saçmalık ne demek?

saçmalık

  1. Saçma konulan yer.
  2. Yeri ve değeri olmayan söz, davranış içinde olma, abuk sabukluk, abuk subukluk.
  3. Yeri ve değeri olmayan söz, davranış
    Örnek: Bazen çekip gitmeyi kuruyordu, fakat bunun saçmalığını kendi de idrak ediyordu. H. Taner
  4. (en) Nonsense.
  5. (en) Absurdity.
  6. (en) Bullshit.
  7. (en) Horseshit.
  8. (en) Rubbish.
  9. (en) Stuff.
  10. (en) Applesauce.
  11. (en) Balderdash.
  12. (en) Bilge.
  13. (en) Blather.
  14. (en) Blatherskite.
  15. (en) Blether.
  16. (en) Bosh.
  17. (en) Cock.
  18. (en) Drivel.
  19. (en) Extravagance.
  20. (en) Eyewash.
  21. (en) Farce.
  22. (en) Fatuity.
  23. (en) Fiddle-Faddle.
  24. (en) Flapdoodle.
  25. (en) Flimflam.
  26. (en) Flubdub.
  27. (en) Footle.
  28. (en) Galimatias.
  29. (en) Abracadabra.
  30. (en) Bunk.
  31. (en) Charade.
  32. (en) Claptrap.
  33. (en) Cobblers.
  34. (en) Codswallop.
  35. (en) Crap.
  36. (en) Frivolity.
  37. (en) Humbug.
  38. (en) Punk.
  39. (en) Shit.
  40. (en) Tomfoolery.
  41. (en) Tripe.
  42. (en) Twaddle.
  43. (en) Toomfoolery.
  44. (en) Garbage.
  45. (en) Piece of nonsense.
  46. (en) Absurd remark.
  47. (en) Boloney.
  48. (en) Guff.
  49. (en) Moonshine.
  50. (en) Unreason.

saçma (nedir ne demek)

  1. Bir tür balık ağı, serpme ağ.
  2. Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi
    Örnek: Ben fişeklerin barutunu, tapasını, saçmasını koyarım, beybaba! A. Gündüz
  3. Böyle söz söyleyen veya iş yapan.
  4. Akla uygun olmayan, yersiz bulunan, pestenkerani, absürt.
  5. Yersiz, akla aykırı, tutarsız söz
    Örnek: Bırak şu saçmaları! Bir daha bahsini etme. R. H. Karay
  6. Saçmak işi.
  7. Mantık kurallarını bozan, tersine çeviren. //saçma bir düşünce, öğeleri birbirini tutmayan, birbiriyle bağdaşmayan düşüncedir.saçma bir yargı kendi içinde tutarsız olan ya da tutarsızlığı içeren bir yargıdır.saçmayı anlamsızdan ayırmak gerekir. Çünküsaçmanın bir anlamı vardır, ama bu anlam çelişiktir, yanlıştır. Oysa anlamsız olan ne doğru ne de yanlıştır.
  8. Av fişeği kovanına doldurulup kovan içindeki barutun yanmasından meydana gelen gazların basıncı ile hız kazanan küresel veya dönel biçimde metal tanecik.
  9. Serpme ağı.
  10. (en) Nonsense.
  11. (en) Asinine.
  12. (en) Bollocks.
  13. (en) Bull.
  14. (en) Childish.
  15. (en) Crazy.
  16. (en) Drivel.
  17. (en) Absurd remark.
  18. (en) Spreading.
  19. (en) Casting.
  20. (en) Dissipation.
  21. (en) Dissemination.
  22. (en) Diffusion.
  23. (en) Dispersion.
  24. (en) Sprinkling.
  25. (en) Small shot.
  26. (en) Spill.
  27. (en) Nonsensical.
  28. (en) Senseless.
  29. (en) Absurd.
  30. (en) Cover net.
  31. (en) Unreasonable.
  32. (en) Foolish.
  33. (en) Silly.
  34. (en) Pointless.
  35. (en) For the birds.
  36. (en) Blind.
  37. (en) Chimerical.
  38. (en) Claptrap.
  39. (en) Cockeyed.
  40. (en) Fantastic.
  41. (en) Fantastical.
  42. (en) Farcical.
  43. (en) Fatuous.
  44. (en) Frothy.
  45. (en) İmpertinent.
  46. (en) İnane.
  47. (en) İncongruous.
  48. (en) İnept.
  49. (en) İrrational.
  50. (en) Outlandish.
  51. (en) Empty.
  52. (en) Extravagant.
  53. (en) Feeble.
  54. (en) Grotesque.
  55. (en) İmpractical.
  56. (en) Ludicrous.
  57. (en) Preposterous.
  58. (en) Ridiculous.
  59. (en) Rubbish.
  60. (en) Sappy.
  61. (en) Shot.
  62. (en) Sloppy.
  63. (en) Stupid.
  64. (en) Trashy.
  65. (en) Vacuous.
  66. (en) Absurdity.
  67. (en) Anything scattered or sprinkled.
  68. (en) Scattering.
  69. (en) Strewing.
  70. (en) Bunkum.
  71. (en) Bunk.
  72. (en) Buckshot.
  73. (en) Pellet.
  74. (en) Rubbish!.
  75. (en) Nonsense!.
  76. (en) Bullshit!.
  77. (en) Balls!.
  78. (en) Radiation.
  79. (en) Emission.
  80. (en) Drop shot.
  81. (en) Ad absurdum.
  82. (en) Balderdash.
  83. (en) Bull shit.
  84. (fr) Absurde

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Landmark.
  14. (en) Point.
  15. (en) Spot of land.
  16. (en) World.
  17. (en) Floor space.
  18. (en) Land.
  19. (en) Lieu.
  20. (en) Premises.
  21. (en) Footing.
  22. (en) Whereabouts.
  23. (en) Glebe.
  24. (en) Ground.
  25. (en) Locale.
  26. (en) Locality.
  27. (en) Location.
  28. (en) Locus.
  29. (en) Mother earth.
  30. (en) Place.
  31. (en) Position.
  32. (en) Post.
  33. (en) Quarter.
  34. (en) Room.
  35. (en) Seat.
  36. (en) Site.
  37. (en) Situation.
  38. (en) Situs.
  39. (en) Slot.
  40. (en) Space.
  41. (en) Spot.
  42. (en) Stand.
  43. (en) Standing.
  44. (en) Station.
  45. (en) Stead.
  46. (en) Terrain.
  47. (en) Ubiety.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014