|
sıvacı
-
Duvarları sıvayan kimse.
-
Plasterer. puddler.
-
Plasterer.
-
Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem.
-
Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel
Örnek:
Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir. Y. Z. Ortaç
-
Sonuç alınamayan yer.
-
Engel.
-
Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.
-
Mural. wall. dike. barrier. enclosure. inclosure.
-
Barrier. compound. enclosure. wall. defensive barrier.
-
Wall. barrier. affiche. dike. fence. partition.
-
Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
Örnek:
Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum. N. Cumalı
-
Olumsuz cümlelerde kişi
-
Person. one. soul. cad. thing. wallah. wight. somebody. anybody. anyone. someone. one. no one. nobody. no man.
-
Any. anybody. party. people. person. sort. soul. someone. somebody. anyone. nobody. no one.
-
Someone. somebody. anyone. anybody. nobody. no one. anybody anyone. individual. soul. wight.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|