Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > sır dolu nedir ne demek, sır dolunun anlamı

sır dolu nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

sır dolu

sır (nedir)

  1. Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önlemk vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik.
  2. Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka.
  3. Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey
    Örnek: Söyleme sırrını dostuna, o da söyler dostuna. Atasözü
  4. Aklın erişemediği, açıklanmayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem
    Örnek: Bu bahçede açılan her gonca / Sırlar açıyor yerden gökten. T. Oflazoğlu
  5. Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı.
  6. Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem.
  7. Bk. gizem
  8. Bk. giz
  9. sır ne demek (en) Foil
  10. sır ne demek (en) Secret. confidence. mystery. glaze. glazing. enamel. arcanum. cabala. cabbala. luster. lustre. riddle. arcana. hugger-mugger. huggermugger.
  11. sır ne demek (en) Confidence. glaze. mystery. riddle. secret.
  12. sır ne demek (en) Secret. secrecy. glaze. silvering. allegation. confidential matter. gloss. mystery.

gizem (nedir)

  1. Sır.
  2. 1- Duyuları aşan; usumuzun doğal durumunda, varoluşu ve özü bize kapalı, saklı kalan şey. 2- Doğaüstü inanç doğruları.
  3. Aklın erişemediği veya çözülemeyen şey, sır.
  4. gizem ne demek (en) Mystery. enigma. secret. arcanum. cabala. cabbala. arcana.
  5. gizem ne demek (en) Mystery. secret. mystery sır.
  6. gizem ne demek (en) Mystery. mystique.
  7. gizem ne demek (en) Mystery
  8. gizem ne demek (fr) Mystère

dolu (nedir)

  1. Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü
    Örnek: Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti. T. Buğra
  2. İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, boş karşıtı.
  3. Bir yerde sayıca çok.
  4. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan
    Örnek: Haftaya pazartesiye kadar bütün uçaklar dolu. A. İlhan
  5. Boş vakti olmayan, meşgul.
  6. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.).
  7. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar).
  8. Tornacılıkta delik açılmamış (gereç).
  9. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.
  10. Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, çeşitli irilikte, iç içe katmanlı, yuvarlak ya da düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü.
  11. dolu ne demek (en) Full. filled. loaded. crowded. occupied. engaged. abounding. abundant. alive with. capacity. fraught. instinct. instinct with. laden. replete. rife. shot. shot through. steeped in. thick with. hail.
  12. dolu ne demek (en) Fraught. full. hail. laden. loaded.
  13. dolu ne demek (en) Full. filled. hail. abounding. loaded. containing a drink. charged. filled up. stuffed. packed. solid. complete. full-up. laden. fraught.
  14. dolu ne demek (en) Hail
  15. dolu ne demek (fr) Grêle

arcane (nedir)

  1. (s). sırri, gizli, saklı, herkesçe bilinmesi caiz olmayan.
  2. S. gizli, sır dolu, esrarlı

bazı (nedir)

  1. Birtakım, kimi
    Örnek: Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler. Ö. Seyfettin
  2. Bazen
    Örnek: Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. bazı ne demek (en) Some. some.
  4. bazı ne demek (en) Certain. some.
  5. bazı ne demek (en) Some.


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.026
Bunları kaçırmayın!