Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sıkışma nedir, sıkışma ne demek (sıkışma nnd)

sıkışma nedir, sıkışma ne demek?

sıkışma

  1. Sıkışmak durumu
  2. (en) Jamming.
  3. (en) Jam.
  4. (en) Pressure.
  5. (en) Having hard time.
  6. (en) Squeeze.
  7. (en) İncarceration.

sıkışmak (nedir ne demek)

  1. Birbirine basınç yapacak kadar yaklaşmak
    Örnek: Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar. M. Ş. Esendal
  2. Basınçla iki şey arasında kalmak.
  3. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak
    Örnek: Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı. M. Ş. Esendal
  4. Zor bir durumda kalmak
    Örnek: Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu. E. İ. Benice
  5. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak.
  6. Tuvalet ihtiyacı gelmek.
  7. (en) Jam in.
  8. (en) Screw.
  9. (en) Squash.
  10. (en) To be closely pressed together.
  11. (en) To become tightly wedged or jammed.
  12. (en) To be placed close together.
  13. (en) To be very crowded.
  14. (en) To be congested.
  15. (en) To get caught in.
  16. (en) Jam.
  17. (en) Be stuck.
  18. (en) Tighten.
  19. (en) Be pressed for.
  20. (en) Be pinched.
  21. (en) Be taken short.
  22. (en) Be pushed.
  23. (en) Catch.
  24. (en) Be cramped for space.
  25. (en) Be pinched for time.
  26. (en) Squeeze.
  27. (en) To move up closer.
  28. (en) To move closer together.
  29. (en) To get jammed.
  30. (en) To be caught.
  31. (en) To jam.
  32. (en) To squash.
  33. (en) To be in trouble.
  34. (en) To be pushed for sth.
  35. (en) To need to urinate.
  36. (en) To be caught between.
  37. (en) To become urgent.
  38. (en) To be pinched in.
  39. (en) To be hard up for money.
  40. (en) Pack.

durum   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
    Örnek: Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı. R. N. Güntekin
  2. Duruş biçimi, konum.
  3. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
  4. İsim soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
  5. Bkz. hal.
  6. Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. Uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. Yenik takımlar ise değer alamazlar.
  7. (en) Capacity.
  8. (en) Order.
  9. (en) Point.
  10. (en) Things.
  11. (en) Circumstances.
  12. (en) Wheat with hard dark-colored kernels high in gluten and used for bread and pasta; grown especially in southern Russia, North Africa, and northern central North America.
  13. (en) Condition.
  14. (en) Situation.
  15. (en) Circumstance.
  16. (en) State.
  17. (en) Case.
  18. (en) Position.
  19. (en) Status.
  20. (en) Attitude.
  21. (en) Score.
  22. (en) Occasion.
  23. (en) State of affairs.
  24. (en) Ball game.
  25. (en) Conjuncture.
  26. (en) Context.
  27. (en) Estate.
  28. (en) Event.
  29. (en) Fact.
  30. (en) Fettle.
  31. (en) Footing.
  32. (en) İnstance.
  33. (en) Pass.
  34. (en) Plight.
  35. (en) Posture.
  36. (en) Repair.
  37. (en) Set-Up.
  38. Unundan makarna yapılan bir cins buğday (bot.) Triticum durum.
  39. Durum, durum buğŸdayı, bir buğŸday türü

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009