Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > süreli yayın nedir, süreli yayın ne demek (süreli yayın nnd)

süreli yayın nedir, süreli yayın ne demek?

süreli yayın

  1. Belirli aralıklarla çıkan, tamamlanma sorunu bulunmayan ve her sayısı birden çok yazarın yazılarından oluşan bir yayın türü.
  2. (en) Periodical.

süreli (nedir ne demek)

  1. Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik.
  2. (en) Periodical.
  3. (en) Sth which lasts for a certain amount of time.
  4. (en) Time application.

süre (nedir ne demek)

  1. Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet
    Örnek: Hükümdar gibi davrandığınız sürece hükümdar sayılırsınız. T. Oflazoğlu
  2. (en) Screen time.
  3. (en) Notice.
  4. (en) Duration.
  5. (en) Time.
  6. (en) Span.
  7. (en) Continuance.
  8. (en) Bout.
  9. (en) İnterval.
  10. (en) Length.
  11. (en) Period.
  12. (en) Respite.
  13. (en) Space.
  14. (en) Stretch.
  15. (en) Term.
  16. (en) While.
  17. (en) Grace.
  18. (en) Season.
  19. (en) Spell.

yayın (nedir ne demek)

  1. Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete gibi okunan veya radyo, televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen şey, neşriyat.
  2. Bir televizyonyayınında, izlenceyle ilgili sesinyayını; sesyayını
  3. Elektromıknatıs dalgaların özelliklerinden yararlanılarak ses ve resim imlerinin gönderilmesi; ses ve resimyayını
  4. Bir televizyon vericisinin, görüntü ve ses imlerini almaçlarda izlenmek üzere göndermesi
  5. Bu görüntü ve ses imlerinin tümü; izlence; televizyonyayını.
  6. Radyoyla yapılan sesyayını; radyoyayını
  7. Kemikli balıklar (Teleostei) takımının,Yayın balığıgiller (Siluridae) familyasından, 3 m kadar uzunlukta, vücudu uzun ve çıplak, Avrupa ve Anadolu'da yaşayan kemikli balıkların en büyüğü olan bir tür.
  8. Şerit arakonakçılarından, başı büyük, ağzı geniş, derisi pulsuz, eti yenir bir balık türü.
  9. (en) Sheatfish.
  10. (en) Catfish.
  11. (en) Radiobroadcasting (transmission, relay),.
  12. (en) Sound broadcasting (transmission), sound and vision transmission, 4-.
  13. (en) Transmission, television transmission (broadcast, broadcasting), broadcast(-ing),.
  14. (en) Publishing.
  15. (en) Edition.
  16. (en) Publication.
  17. (en) Broadcasting.
  18. (en) İssue.
  19. (en) Broadcast.
  20. (al) Wels
  21. (al) Hörfunk, Hörrundfunk, Tonrundfunk, Klangübertragußg,
  22. (al) Ton- und Bildübertragung, 4-
  23. (al) Sendung, Fernsehsendung, Übertragung, Fernsehübertragung, Ausstrahlung, Fernsehausstrahlung, Bildsendung, Bild
  24. (fr) Glane
  25. (fr) Silure d'Europe
  26. (fr) Radiodiffusion (sonore),
  27. (fr) Radiodiffusion, transmission du son,
  28. (fr) Radiodiffusion sonore et visuelle, radio-télévision, 4-
  29. (fr) Transmission (télévisuelle), télétransmission, télé-émission, diffusion
  30. (la) Silurus glanis

yay   US UK (nedir ne demek)

  1. Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk.
  2. Farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılan esnek parça.
  3. Zemberek.
  4. Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç
    Örnek: Karınları hallaç yayından kopup fırlamış gibi beyaz. R. H. Karay
  5. Bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası.
  6. Bir eğriden alınan parça.
  7. Keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça.
  8. Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan burcun adı.
  9. Çember, elips, parabol gibi ağrilerin bir parçası.
  10. Çember, elips, parabol gibi ağrilerin bir parçası.
  11. Esnek metal parça.
  12. Ok atmaya yarayan, iki ucunun arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç ya da metal çubuk.
  13. Yaz, sıcak mevsim.
  14. (en) Arc.
  15. (en) Arch.
  16. (en) Coil.
  17. (en) Coil spring.
  18. (en) Release.
  19. (en) Spring.
  20. (en) Bow for shooting an arrow.
  21. (en) Bow with which a stringed instrument is played.
  22. (en) Bedspring.
  23. (en) Watchspring.
  24. (en) Curve.
  25. (al) Feder
  26. (al) Bogen
  27. (fr) Arc
  28. (fr) Ressort
  29. Bu kadar.

belirli (nedir ne demek)

  1. Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen
    Örnek: Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı. E. Bener
  2. (en) Particular.
  3. (en) Specific.
  4. (en) Certain.
  5. (en) Given.
  6. (en) Determined.
  7. (en) Designated.
  8. (en) Fixed.
  9. (en) Stated.
  10. (en) Clear.
  11. (en) Definite.
  12. (en) Definitive.
  13. (en) Determinate.
  14. (en) Precise.
  15. (en) Very.

belir (nedir ne demek)

  1. (en) [belirmek] appear, become clear; dawn.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012