Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sıralama nedir, sıralama ne demek, sıralamaın anlamı, ingilizcesi (sıralama nnd)

sıralama nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






sıralama

  1. Sıralamak işi.
  2. Ve televizyonda kullanılan çeşitli gereçlerin (film, mıknatıslı kuşak, mıknatıslı görüntü kuşağı, resim, saydam resim, vb.) istenildiğinde kolayca bulunabilecek biçimde düzenlenmesi.
  3. Parametrik olmayan testlerde kullanılan bir işlem olup yalın bir dizideki n verinin küçükten büyüğe doğru dizilmesi ve en küçük verinin sıra numarasının 1 ve en büyük verinin sıra numarasının ise n olacak biçimde tüm verilere sıra numaralarının verilmesi işlemi.
  4. Ağ kenarlarındaki karşılıklı gözelerden bir iplik kullanılarak düğümlenmeden ağların birleştirilmesi işlemi.
  5. (en) classification
  6. (en) Putting in order. arrangement. processing. alignment. collocation. course. get-up. placement.
  7. (en) Ordering. grading.
  8. (en) Ranking. arranging in a row or rows. listing things in order. ordering. classification. arrangement. lineage. ranging. coordination. linking. enumeration. grading. alignment. commutation. sorting. systemizing. serialization. dressing. marshalling.
  9. (en) rank
  10. (en) Stand in line
  11. (al) Klassifikation
  12. (fr) classification

sıralamak (nedir ne demek)

  1. Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek.
  2. Belirli bir düzene göre yerleştirmek veya düzenlemek, sıraya koymak.
  3. Söylenecek, yazılacak, yapılacak şeylere zihinde gerekli düzeni vermek.
  4. Aynı davranışı birbiri ardınca birçok kez yapmak.
  5. Aynı davranışı birçok şey üstünde tekrarlamak.
  6. Küçük çocuk tutunarak yürümeye başlamak, tutunarak yürümek.
  7. (en) Line up. arrange. put in order. aline. align. array. collocate. compile. concatenate. juxtapose. marshal. range. string.
  8. (en) Enumerate. file. juxtapose. marshal. rank. to arrange in order. to align. to sequence. to enumerate. to begin to walk by holding on to one after another.
  9. (en) Sort. to arrange or array things in a row or rows. to line things up. to arrange or file things in a certain way. to list in order. to enumerate. to begin to walk. to order. to set in order. to range. to rank. to line. to classify. to coordinate.
  10. (en) collate
  11. (en) order

iÅŸ (nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir deÄŸer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
  15. (en) Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
  16. (en) Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
  17. (en) profession.
  18. (en) job
  19. (en) work.
  20. (en) Business, activity.
  21. (en) work
  22. (al) Arbeit
  23. (fr) travail

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük