|
sınır kapısı
-
Gümrük kapısı.
-
Border gate. entry point.
-
İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut.
-
Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
-
Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç.
-
Uç, son.
-
İng.: limit
-
Frontier. border. frontier. borderline. boundary. limit. borderland. bound. bourn. bourne. butting. circumscription. compass. confine. deadline. line of demarcation. extreme. extremity. limitation. march. pale. purlieu. skirting. stint. verge. waters.
-
Border. borderline. bound. boundary. compass. edging. extreme. frontier. limit. margin. measure. stint. verge.
-
Border. boundary. limit. bound. frontier. stint. termination. terminus. barrier. rim. border-line. border land. side. confine. state. rating. range. terminal. lines. brand. demarcation. deadline. abutment. ambit. bordering. bothy. bourn. compass. edge. ma.
-
boundary
-
Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
-
Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat
Örnek:
Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı. S. F. Abasıyanık
-
Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân
-
Gidere yol açan gereksinim.
-
Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
-
Devlet dairesi.
-
Ev gezmesi için gidilen yer.
-
Door. gate. portal. entrance. gateway. entry. hatchway. opening.
-
Port. door. gate. possibility. place of work. course. outlet. valve. vessel.
-
gate
-
Yurt dışına gidiş veya yurt dışından dönüş sırasında gümrük işlemlerinin yapıldığı yer.
-
Kara, hava ve denizyolu ile ülkeye girecek veya ülkeden çıkacak yolcular ile eşyanın giriş ve çıkışlarının yapılması için belirlenen yerler.
-
Border gate. customs station.
-
Entrance customs barrier
-
Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi.
-
Bir verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu.
-
Bir ülkenin giriş ve çıkışında gümrük denetim ve gözetiminin yapıldığı yer
Örnek:
Sayfaları girip çıktığı gümrüklerin dalgalarıyla dolu pasaportlar eskitti. N. Cumalı
-
Eşya ve kişilerin ülke sınırlarından giriş ve çıkışlarında denetimlerinin yapıldığı ve vergilerin tahakkuk ettirildiği kamu kuruluşu.
-
Bk.Gümrük vergisi
-
Customs. customhouse.
-
customs.
-
Customs. duty. tariff. customs house. clear in. customhouse.
-
Customs, duty
border
(nedir ne demek)
-
kenar
-
Hudut, sınır
-
Bir resim veya yazının etrafındaki süs
-
Sınır koymak
-
Sınır meydana getirmek
-
Sınırdaş olmak, hemhudut olmak
-
Benzemek, yakın olmak
-
Sınır koymak, çerçevelemek, sınır komşusu olmak; bitişik olmak, benzer olmak, demeye gelmek
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|