Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sınır açı nedir, sınır açı ne demek, sınır açıın anlamı (sınır açı nnd)

sınır açı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






sınır açı

  1. Bir ortamda gelip daha kırıcı başka bir ortama geçerken kırılan ışının oluşturabileceği en büyük açı.

sınır (nedir ne demek)

  1. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut.
  2. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
  3. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç.
  4. Uç, son.
  5. İng.: limit
  6. (en) Frontier. border. frontier. borderline. boundary. limit. borderland. bound. bourn. bourne. butting. circumscription. compass. confine. deadline. line of demarcation. extreme. extremity. limitation. march. pale. purlieu. skirting. stint. verge. waters.
  7. (en) Border. borderline. bound. boundary. compass. edging. extreme. frontier. limit. margin. measure. stint. verge.
  8. (en) Border. boundary. limit. bound. frontier. stint. termination. terminus. barrier. rim. border-line. border land. side. confine. state. rating. range. terminal. lines. brand. demarcation. deadline. abutment. ambit. bordering. bothy. bourn. compass. edge. ma.
  9. (en) boundary

açı (nedir ne demek)

  1. Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarı doğru arasındaki açıklık.
  2. Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi
    Örnek: Bu röportajların özellikleri açı tazeliği, sunuş özelliği ve kıvrak mizahı idi. H. Taner
  3. Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye.
  4. 1- Ortak bir noktadan (köşe) çıkan iki yarıdoğrunun (kıyı) oluşturduğu uzambiçim. 2- Ortak bir noktadan çıkan iki yarıdoğrudan birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. 3- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemin oluşturduğu uzambiçim. 4- Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemden birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği.
  5. (en) angle
  6. (fr) angle
  7. (la) angülus

(nedir ne demek)

  1. Yemek yemesi gereken, tok karşıtı
  2. Yiyecek bulamayan kimse
    Örnek: Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Gözü doymaz, haris.
  4. Çok istekli, hevesli.
  5. Karnı doymamış olarak
    Örnek: Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. O. Kemal
  6. Bk. ayrıntı çekimi.  
  7. (en) Hungry. covetous. empty. unfed. esurient. greedy for. hollow. ravenous. starveling.
  8. (en) Empty. famished. hungry. peckish.
  9. (en) Hungry. covetous. greedy. insatiable. hollow.

ortam (nedir ne demek)

  1. Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü
    Örnek: Bu ağustos ayı, bir cinayet için hiç de uygun ortam değildi. H. Taner
  2. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü.
  3. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat.
  4. Bir kuvvetin etkimesini ya da bir etikinin iletilmesini sağlayan özdeksel çevre.
  5. Kültürortamı. Az çok katı besin maddesi, jelatin vb. ile karışık herhangi bir sıvı olup doku ve hücreler için yetiştirme kültürü. Besi yeri.
  6. Bir fiilin yapıldığı ya da bir etkinin taşındığı bir araç, çevre, hava.
  7. Herhangi bir kuvveti ya da özdeği içinde bulunduran ve devinime olanak veren bir özdek ya da karışım.
  8. Vasat.
  9. (en) Ambient. atmospheric. environment. atmosphere. ambiance. ambience. medium. ambit. aroma. occasion. stage.
  10. (en) Ambient. atmospheric. environment. atmosphere. ambiance. ambience. medium. ambit. aroma. occasion. stage. climate. setting.
  11. (en) Media. medium. atmosphere. miliev. environment. surroundings. ambience. weather.
  12. (en) medium
  13. (en) media
  14. (al) medium
  15. (fr) milieu

daha(nedir ne demek)

  1. Şimdiye kadar, henüz.
  2. Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak
    Örnek: Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım. P. Safa
  3. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz.
  4. Bundan başka, bunun dışında
    Örnek: Daha çiçekleri de sulayacağım. H. Taner
  5. (en) Any. more. over. yet. still. any. only. plus.
  6. (en) Any. more. over. yet. still. only. plus. else. further.
  7. (en) Yet. so far. until now. still. only. more. in addition. else.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük