|
sıfat
-
Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği
Örnek:
Başvezir sıfatıyla hükûmet işlerini idare eder. R. H. Karay
-
Bir ismi, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad.
-
Yüz, kılık ve dış görünüş
Örnek:
Takındığı bu sıfatı boynundaki kravattan fazla mühimsediği yoktu. F. R. Atay
-
(Derleme.. san, ulak, katmaç) Bir adı niteleyen veya belirten sözcük: Beyaz ev, güzel çocuk, beş gün, bu kitap, hangi kız, bazı olaylar vb.
-
Bk. sıfat
-
Bk. öznitelik
-
Bk. yüklenç
-
Tabi tohumlama.
-
Adjective. adjectival. adjective. determinant. epithet. title. attribute. attribution. attributive. capacity. character.
-
Adjective. capacity. epithet. role. quality. attribute. appearance. aspect. character.
-
Adjective. attribute. capacity. role. position. quality. title. honorific. nickname. attribution. designation. person.
-
adjective
-
Natural breeding
-
adjectif
-
Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
Örnek:
Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum. N. Cumalı
-
Olumsuz cümlelerde kişi
-
Person. one. soul. cad. thing. wallah. wight. somebody. anybody. anyone. someone. one. no one. nobody. no man.
-
Any. anybody. party. people. person. sort. soul. someone. somebody. anyone. nobody. no one.
-
Someone. somebody. anyone. anybody. nobody. no one. anybody anyone. individual. soul. wight.
-
Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
-
İş görme yetisi, fonksiyon.
-
Resmî iş, vazife
Örnek:
Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti. A. İlhan
-
Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
-
Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
-
Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.
-
Duty. mission. job. work. function. service. part. assignment. commission. appointment. billet. business. charge. devoir. employment. incumbency. office. piece of work. position. situation. stint. task. workings.
-
Appointment. assignment. commission. duty. function. job. office. onus. part. place. position. post. service. task.
-
Task. duty. function. office. administrative function. assignment. bailiff. billet. business. cakewalk. charge. commission. employment. incumbency. job. jurisdiction. onus. part. place. portfolio. position. business position. role. service. station. stint.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|