|
sıcaktan bayılmak
-
swelter
-
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek
Örnek:
Akşam vapurda giderken bir kadının bayıldığını gördüm. S. F. Abasıyanık
-
Çok hoşlanmak, çok sevmek
Örnek:
Hatta kıza bayıldığını bile anlasaydı neye yarardı? R. H. Karay
-
Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek
Örnek:
Uzakta görülen manzaralar insana sıcaktan bunalmış ve bayılmış hissini verir. A. Ş. Hisar
-
Vermek, ödemek.
-
Be a sucker for. blackout. faint. swoon. pass out. be fond of. adore. conk. lose consciousness. be enamored of. be enamoured of. enthuse. fall for. be taken by. be taken with.
-
Adore. collapse. faint. gush. swoon.
-
To faint. to swoon. to be thrilled with. [ to pay. to pass out. to lose consciousness. to be wild about.
-
Ter dökmek
-
Sıcaktan bayılacak hale gelmek
-
,dili
-
Bunalmak, sıcak basmak, terlemek, yanmak, sıcaktan bayılmak
baygın(nedir ne demek)
-
Bayılmış, kendinden geçmiş
Örnek:
İki tarafına sarhoş sarhoş sallanan sandalda balıkçıyı baygın buldu. S. F. Abasıyanık
-
Süzgün.
-
Gönül vermiş.
-
İnsanı kendinden geçirir gibi olan
Örnek:
Bahçe kapısına varmadan daha / Baygın kokusu ıhlamurun. Z. O. Saba
-
Yığılmış, dökülmüş
Örnek:
Açık eflatun ipek perdeler baygın ve büyük kelebek kanatları hâlinde yere kadar uzanıyordu. Ö. Seyfettin
-
unconscious.
-
İnsensible. senseless. unconscious. languorous. faint. languid. amorous. fond.
-
Faint. unconscious. languid. in love with. cold. gone. insensible. languishing. low. plummy. senseless.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|