|
sözenlik türleri
-
Sözenliğin bilimtay, kürsü, savaş, tüze ve vaiz türleri.
-
Genres oratoires
-
Bir fikri, bir dâvayı karşısındakilere dil uzluğu ile açıklama sanatı veya işi ki edebiyat türlerinden biridir (SÖZEN, Hatip, Orateur).
-
Art oratoire, Eloquence
-
Çeşit, cins.
-
Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm.
-
Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram.
-
Türlü.
-
Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. // Ama bu cins kavramı, kendi üzerinde bir başka cins varsa, yenidentür durumuna gelir ve bu böyle sürüp gidebilir. Mantık diliyle: Bir A sınıfı , bir başka sınıfın, B sınıfının kapsamı içindeki bir bölümü kurduğunda: B cinstir, A datür. (Ör. Hayvan canlı varlık karşısındatürdür, aslan karşısında cinstir.)
-
Birbirinden üreyen ve dirimbilimsel açıdan akraba olan canlı varlıklar öbeği. (Ör. Arslan ya da insan.
-
1.Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad. 2.Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm.
-
Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları.
-
Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes.
-
Type. sort. kind. variety. species. genus. breed. class. genre. ilk. persuasion. race. sort of. strain. stripe.
-
Breed. cast. class. description. form. genus. kind. nature. range. sort. species. stamp. type.
-
Type. sort. species. type. kind. class. description. family. genus. variety.
-
door.
-
species
-
type
-
espèce
-
species
-
Kalabalığa karşı konuşma yapanların önünde bulunan yüksekçe yer
Örnek:
İki gün süren tartışmalardan sonra Mustafa Kemal kürsüye geldi. F. R. Atay
-
Ana bilim dalı.
-
Sandalye.
-
Bir fakültede araştırma ve öğretim birimi, bölüm.
-
1- Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. 2- Üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. 3- Profesörlük yeri.
-
Desk. chair. professorial chair. professorship. pulpit. stand. bench. dais. green table. rostrum. tribune.
-
Chair. lectern. platform. pulpit. rostrum. podium. professorship chair. stand.
-
Rostrum. chair. pulpit. podium. teacher's desk. cushion. dais. platform. seat.
-
Pulpit, department, professorial chair
-
lectern
kür(nedir ne demek)
-
İyi bakım ve ilaç tedavisi
Örnek:
Daireden yıllık iznimi alınca kürümü günde on iki saate çıkardım. H. Taner
-
Özel tedavi yöntemi.
-
Tam sağaltım
-
İleride kullanılacak maddeleri muhafaza etmek için kurutma, kimyasal koruyucular kullanma, tütsüleme, tuzlama vb. işlemlerin yapılması.
-
Tedavi etme, iyileştirme, şifa verme, sağaltım.
-
cure
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|