Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sözedilen dil nedir, sözedilen dil ne demek, sözedilen dilin anlamı, ingilizcesi (sözedilen dil nnd)

sözedilen dil nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






sözedilen dil

  1. Deyimleri başka bir dilin inceleme konusu olan, başka bir dilce sözü edilen dil.
  2. (en) Object language
  3. (fr) Langue d'objet

dil (nedir ne demek)

  1. Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı
    Örnek: Ağzımı dolduran kocaman dil, kelimelere yer bırakmıyor ki... Y. Z. Ortaç
  2. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban
    Örnek: Dilinden Anadolulu olduğu ancak belli oluyordu. S. F. Abasıyanık
  3. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi
    Örnek: Halk dilinin günebakan ismini verdiği bu çiçek, güneşe âşıktır. H. S. Tanrıöver
  4. Belli durumlara, mesleklere, konulara özgü dil.
  5. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri.
  6. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili
    Örnek: Birkaç dilim ekmek, ince bir iki dilim peynir veya dil, bazen de haşlanmış bir sebze yemeği. S. F. Abasıyanık
  7. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası.
  8. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı.
  9. Gönül, yürek.
  10. Ağız boşluğunda bulunan, çizgili kaslardan oluşmuş, lokmanın biçimlenmesinde, yutma, tat alma ve konuşmanın biçimlenmesinde görev alan çok hareketli bir organ, glossa, lingua.
  11. Tat alma organı.
  12. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma.
  13. Tutsak, esir.
  14. Körfez, koy.
  15. (en) Speech. tongue. language. speech. clapper. lingo.
  16. (en) Language. neck. spit. tongue.
  17. (en) Language. tongue. promontory. point. spit. bolt of a lock. index of a balance. prominence. speech.
  18. (en) Two parallel rows of connection holes on a PCB Also, the type of connector used with this array.
  19. (en) Dataphor Interface Language An XML format for describing user interfaces independent of the platform on which they will be realized. dilate Dx diagnosis. dual in line package: simplest type of plastic package where the I/O's are found on either side of the package.
  20. (en) Dual-In-Line Refers to component shape with two parallel rows of connection leads Syn: DIP. ate:.
  21. (en) parlance
  22. (en) language
  23. (la) Lingua Dgr.: Yun. glossa

deyim (nedir ne demek)

  1. Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, ilgi çekici bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir
    Örnek: Bence ziyan olmuş, eski deyimi ile heder olmuş bir değerdir. H. Taner
  2. Anlatım gücünü artırmak için, gerçek anlamı dışına kayan, bazı sözcükleri değişmediği halde bazıları değişip çekimlenebilen kalıplaşmış birden çok sözcük: Göze girmek, gözden düşmek, kulağı delik, eli açık, tepesi atmak, gönül almak, göze gelmek, dile düşmek, küplere binmek, balık kavağa çıktığı zaman vb.
  3. Bir bir bilimsel kuralın ya da doğa yasasının sözle anlatımı.
  4. Bk. söylem
  5. (en) İdiom. expression. locution. rede.
  6. (en) Expression. idiom. phrase.
  7. (en) Statement. expression. expression. idiom. phrase. locution. parlance. saying. term.
  8. (en) Locution, idiom
  9. (en) expression
  10. (al) Ausdruck
  11. (fr) Locution, idiom
  12. (fr) expression

başka(nedir ne demek)

  1. Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge
    Örnek: Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim. H. Taner
  2. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan
    Örnek: Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor. H. E. Adıvar
  3. Konu edilen, bilinenden ayrı nesne ve kimse için teklik veya çokluk olarak başkası, başkaları biçiminde kullanılan bir söz
    Örnek: Başkalarının otuz liraya yaptığı bir kostümü siz niye seksen liraya yapıyorsunuz? R. N. Güntekin
  4. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
  5. (en) Other. another. different. alternative. distinct. other than. apart from. else. forth. otherwise. except. save. but. saving. hetero-. beside. save. barring. excepting. saving. another.
  6. (en) Alternative. another. atypical. different. else. further. other.
  7. (en) Other. another. different. except. apart from. other than. alternative. else. several.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük