Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sözcük hazinesi nedir, sözcük hazinesi ne demek, sözcük hazinesiin anlamı, ingilizcesi (sözcük hazinesi nnd)

sözcük hazinesi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






sözcük hazinesi

  1. Söz varlığı.
  2. (Derleme.. söz hazinesi) Bir dildeki sözcüklerin bütünü.
  3. (en) vocabulary
  4. (fr) vocabulaire

sözcük (nedir ne demek)

  1. Kelime.
  2. (en) word.
  3. (en) Word. dele.
  4. (en) word

hazine (nedir ne demek)

  1. Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet
    Örnek: Dünyanın hazinelerine başını çevirip bakmazdı. R. H. Karay
  2. Değerli şeylerin saklandığı yer.
  3. Gömülü veya saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü.
  4. Kaynak
    Örnek: Ağaç, rutubetin hazinesidir. F. R. Atay
  5. Devlet malı veya parası.
  6. Devlet malının veya parasının saklandığı yer.
  7. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.
  8. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse.
  9. Devlet gelirlerinin toplandığı ve giderlerinin yapıldığı kurum.
  10. Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını.
  11. Altın, gümüş, mücevher gibi değerli eşya, servet.
  12. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen kimse.
  13. (en) Coffers. treasure. exchequer. stores. riches. coffer. repertory. store. storehouse. thesaurus. treasure house. trove.
  14. (en) Exchequer. treasure. treasury. strong room. treasure trove. national treasury. source. public treasury. excgequer.
  15. (en) Treasury. exchequer. purse. strongroom. treasure-trove. national treasury. a treasure. a much-valued person / thing. storage place. depot. treasury department / house. repertory. safe deposit. coffers. gazophylacium. jewel house. repository. storeroom. th.
  16. (en) treasury
  17. (en) Treasury, revenue

söz varlığı (nedir ne demek)

  1. Bir dildeki sözlerin bütünü, söz hazinesi, söz dağarcığı, sözcük hazinesi, vokabüler, kelime hazinesi.
  2. Bk. kelime hazinesi.
  3. (en) vocabulary

söz (nedir ne demek)

  1. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil
    Örnek: Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir. Atasözü
  2. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.
  3. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi
    Örnek: Yer yer birçok türküde rastladığımız beylik sözler de vardı içinde. B. R. Eyuboğlu
  4. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti.
  5. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme.
  6. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte.
  7. (en) Wordy. word. say. saying. expression. talk. term. verbalism. promise. faith. commitment. committal. statement. assurance. engagement. pledge. plight. sentence. spiel. vocable. voice.
  8. (en) Wordy. word. say. saying. expression. talk. term. verbalism. promise. faith. commitment. committal. statement. assurance. engagement. pledge. plight. sentence. spiel. vocable. voice. foregoing. parole. remark. undertaking.
  9. (en) Allegation. expression. promise. remark. word. utterance. statement. asseveration. assurance. covenant. expletive. hearsay. observation. pledge. profession. saying. speech. talk. tongue. undertaking. verbalism. vocable. voice.

söz(nedir ne demek)

  1. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil
    Örnek: Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir. Atasözü
  2. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.
  3. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi
    Örnek: Yer yer birçok türküde rastladığımız beylik sözler de vardı içinde. B. R. Eyuboğlu
  4. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti.
  5. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme.
  6. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte.
  7. (en) Wordy. word. say. saying. expression. talk. term. verbalism. promise. faith. commitment. committal. statement. assurance. engagement. pledge. plight. sentence. spiel. vocable. voice.
  8. (en) Wordy. word. say. saying. expression. talk. term. verbalism. promise. faith. commitment. committal. statement. assurance. engagement. pledge. plight. sentence. spiel. vocable. voice. foregoing. parole. remark. undertaking.
  9. (en) Allegation. expression. promise. remark. word. utterance. statement. asseveration. assurance. covenant. expletive. hearsay. observation. pledge. profession. saying. speech. talk. tongue. undertaking. verbalism. vocable. voice.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük