|
rubber
-
(iskambil) bir tarafın üç oyundan ikisini kazandığı parti
-
Berabere kalınca kazananı tayin için oynanılan oyun.
-
Kauçuk, lastik
-
silgi
-
Lastik (ayakkabı)
-
Ovan kimse veya alet
-
masajcı
-
Natır, tellâk
-
Lastik kaplamak
-
Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri
Örnek:
Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat... R. H. Karay
-
Yön, yan, doğrultu
Örnek:
Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor. M. Ş. Esendal
-
Yöre, yer
Örnek:
Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu. H. Taner
-
İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.
-
Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
-
Bir şeyin belli bölümü, kısmı.
-
yan.
-
Side. part. end. party. hand. way. contractor. facet.
-
Behalf. part. side. way. aspect. direction. district. edge. border. party.
-
Part. side. portion. area. region. direction. party. aspect. behalf. facet. hand. quarter. way.
-
member
-
İkiden sonra gelen sayının adı.
-
Bu sayıyı gösteren 3, III rakamlarının adı.
-
İkiden bir artık.
-
Three. three.
-
three.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|