Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ru be ru nedir, ru be ru ne demek (ru be ru nnd)

ru be ru nedir, ru be ru ne demek?

ru be ru

  1. Yüz yüze

ru (nedir ne demek)

  1. Bk. ribuloz
  2. (en) [Ru (ruthenium) ] rare metallic chemical element (Chemistry).

ribuloz (nedir ne demek)

  1. Beş karbonlu ketoz monosakkaritlerden biri.
  2. (en) Ribulose.

r   US UK (nedir ne demek)

  1. Arjinin.
  2. Röntgen.
  3. Kimyasal bir maddedeki yan grup,Radikal.
  4. Bir bakteri suşunun inhibitöre veya bir faja direncini gösteren simge.
  5. İlâca dirençli plâzmit.
  6. Gaz sabiti.
  7. Pürin nükleosidi.
  8. Bakteri kolonisinin kaba morfolojisi.
  9. Korelasyon kat sayısı.
  10. Radyoimmünassay.
  11. Döl yatağı içi gereç.
  12. (en) Correlation coefficient.
  13. (en) Radioimmunassay.
  14. (en) Radical.
  15. (en) İntrauterine device.
  16. Radius, rare, received, recipe, residence, retired, right-hand page, rises, rod, rubber.
  17. Roentgen(S), roentgen(s), ruble, rupee.
  18. Rabbi, radical railroad, Reaumur, Republican, Rex, right (tiyatroda), River, Road, Royal.
  19. Radius, ratio, rupee.
  20. İngiliz alfabesinin on sekizinci harfi
  21. Harfi

be   US UK (nedir ne demek)

  1. Türk alfabesinin ikinci harfinin adı, okunuşu.
  2. "Ey, hey, yahu" anlamlarında bir seslenme sözü
    Örnek: Namluna dayanır, yola dalarsın / Duruşun bakışın yaman, be Ali! F. N. Çamlıbel
  3. Berilyum elementinin simgesi.
  4. (en) To exist actually, or in the world of fact; to have existence.
  5. (en) To exist in a certain manner or relation, whether as a reality or as a product of thought; to exist as the subject of a certain predicate, that is, as having a certain attribute, or as belonging to a certain sort, or as identical with what is specified, a word or words for the predicate being annexed; as, to be happy; to be here; to be large, or strong; to be an animal; to be a hero; to be a nonentity; three and two are five; annihilation is the cessation of existence; that is the man.
  6. (en) To take place; to happen; as, the meeting was on Thursday.
  7. (en) To signify; to represent or symbolize; to answer to.
  8. (en) Prefix, originally the same word as by; To intensify the meaning; as, bespatter, bestir.
  9. (en) To render an intransitive verb transitive; as, befall ; bespeak.
  10. (en) Abbreviation for Base Embossed Used to denote that there is embossing on the base of the insulator See also: Base.
  11. (en) Belgium, with Luxembourg.
  12. (en) British Embassy.
  13. (en) Chemical symbol for Beryllium.
  14. (en) Excess Burst Rate.
  15. (en) Been.
  16. (en) Goddamn.
  17. (en) Onside.
  18. (en) Underarm.
  19. (en) To make the action of a verb particular or definite; as, beget ; beset.
  20. (en) Spend or use time; 'I may be an hour' work in a specific place, with a specific subject, or in a specific function; 'He is a herpetologist'; 'She is our resident philosopher' have the quality of being; ; 'John is rich'; 'This is not a good answer' have life, be alive; 'Our great leader is no more'; 'My grandfather lived until the end of war' be identical to; be someone or something; 'The president of the company is John Smith'; 'This is my house' occupy a certain position or area; be somewhere; 'Where is my umbrella?' 'The toolshed is in the back'; 'What is behind this behavior?' to remain unmolested, undisturbed, or uninterrupted -- used only in infinitive form; 'let her be' happen, occur, take place; 'I lost my wallet; this was during the visit to my parents' house'; 'There were two hundred people at his funeral'; 'There was a lot of noise in the kitchen'.
  21. (en) The two-character ISO 3166 country code for BELGIUM.
  22. (en) To have actuality LO - expresses surprise TI - a tone of the scale.
  23. (en) The maximum amount of uncommitted data in excess of Bc that a frame relay network can attempt to deliver during a time interval Tc This data generally is delivered with a lower probability than Bc The network treats Be data as discard eligible See also Committed Burst Size.
  24. (en) Ken, kehn.
  25. (en) Burn - ENGINE.
  26. (en) To live; to happen; to exist.
  27. Berylium berilyum.
  28. Önek hakkında, etrafında veya tamamen anlamlarını veren ve çoğu zaman geçissiz fiillerden, isimlerden ve bazen de sıfatlardan geçişli fiiller yapan bir ek: begrudge, befriend, belittle.
  29. Olmak, bulunmak, var olmak; anlamına gelmek; mal olmak; tutmak (para); durmak
  30. Olmak, vaki olmak
  31. Varlığını göstermek, mevcut olmak

yüz yüze (nedir ne demek)

  1. Karşı karşıya, yüzlemece, vicahen.
  2. Alıştırmalarda, eşlerin birbirine yüzleri dönük durması.
  3. (en) Face to face.
  4. (en) Face each other.
  5. (fr) Face à face

yüz (nedir ne demek)

  1. Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 100, C rakamlarının adı.
  3. On kere on, doksan dokuzdan bir artık.
  4. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz
  5. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat
    Örnek: Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor. S. F. Abasıyanık
  6. Kesici araçlarda keskin kenar.
  7. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü.
  8. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf.
  9. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş.
  10. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret.
  11. Nedeniyle, sebebiyle
    Örnek: Bu yüzden Fuat Köprülü ile çatışmaya başlamışlardı gazetelerde. Y. Z. Ortaç
  12. Yüzey, satıh.
  13. (Mimarlık) Bir yapının dışa bakan düşeyyüzeylerinin tümü. Örn. önyüz, yanyüz, arkayüz gibi.
  14. Bk. yan
  15. (en) Side.
  16. (en) Façade.
  17. (en) Surface.
  18. (en) İmpudence.
  19. (en) Aspect.
  20. (en) Favour.
  21. (en) Mush.
  22. (en) Facial.
  23. (en) Facade, front.
  24. (en) Hundred.
  25. (en) Obverse.
  26. (en) Cast of features.
  27. (en) Countenance.
  28. (en) Dial.
  29. (en) Face.
  30. (en) Front.
  31. (en) Frontispiece.
  32. (en) Kisser.
  33. (en) Mien.
  34. (en) Phiz.
  35. (en) Physiognomy.
  36. (en) Puss.
  37. (en) Snoot.
  38. (en) Visage.
  39. (en) Hecto-.
  40. (en) Cheek.
  41. (en) Reverse.
  42. (en) Yüz the right side.
  43. (fr) Façade

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.015